Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/16147 E. 2023/6721 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16147
KARAR NO : 2023/6721
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/133 E. 2015/378 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/133 Esas, 2015/378 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beşer yıl on beşer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosyada mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun farik ve mümeyyiz olmadığına ve alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulamayacağına ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Süre tutum talebi sunulmak suretiyle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Tüm dosya kapsamından; olay tarihlerinde ve muayyen belirli olmayan bir tarihte SSÇ …’in kendi evlerine Kur’an öğrenmek için gelen suç mağduru …’ı soyarak bir defa cinsel organını suç mağdurunun poposuna sürttüğü ve bundan bir süre sonrada yine evlerinde cinsel organını SSÇ İlker, suç mağduru çocuğun poposuna soktuğu, daha sonra her iki SSÇ … ve …, suç mağduru çocuğun gelmemesi halinde herşeyi anlatacaklarından bahisle suç mağduru çocuğu şantaj ettikleri ve suç mağduru çocuğu SSÇ …’in oturduğu binanın boş durumundaki 3.katına götürdükleri, SSÇ … cinsel organını suç mağduru çocuğun cinsel organına, SSÇ İlker ise cinsel organını suç mağduru çocuğun poposuna soktuğu, olay günü SSÇ … aynı şantaj eyleminde bulunması üzerine okulda ağlayan suç mağduruna durumu soran öğretmenlerine suç mağduru çocuğun olayları samimi bir şekilde anlattığı ve durum Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiği, her ne kadar olay tarihinden sonra alınan adli raporlarda suça ilişkin bulgular çıkmasa da, alınan örnekler suç tarihinden sonra alındığı için herhangi bir bulgu olmayabileceği fakat gerek SSÇlerin, gerek suç mağdurunun, gerekse tanıkların beyanları, gerek soruşturma safhasında, gerekse kovuşturma safhasında bir bütün olarak değerlendirildiğinde, özellikle SSÇlerin tevil yollu ikrarları, gerekse suç mağdurunun samimi anlatımı, SSÇlerin üzerine atılı gerek şantaj suçunu, gerekse cinsel istismar suçunu işlediklerine dair mahkememizde kanaat hasıl olmuştur. Sanıkların sabıkasız kişiliği ve şartları oluştuğundan işledikleri şantaj suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair diğer suç olan cinsel istismar suçu yönünden ise hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair tam bir vicdani kanaat oluşmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şekilindeki gerekçeyle hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocukların mağdureyi tehditle suça sürüklenen çocuk …’in evine götürerek eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine karşılık 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Mahkeme kararının gerekçesinde suça sürüklenen çocukların eylemlerinin nitelikli olarak gerçekleştirdiklerinin kabul edilmesine karşılık hüküm fıkrasında cinsel istismar suçundan hüküm kurulması suretiyle karışıklığa neden olunması,
2. Kabule göre de;
Suça sürüklenen çocuklara verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 7 yıla indirilmesinden sonra aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerekirken, 62 nci madde gereğince yapılan indirimin 7 yıl 6 ay üzerinden uygulanması suretiyle suça sürüklenen çocuklara beşer yıl onar ay yerine, beşer yıl on beşer ay hapis cezası verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/133 Esas, 2015/378 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.