YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6208
KARAR NO : 2023/8651
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/172 E., 2022/386 K.
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2021 tarihli ve 2020/341 Esas, 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/1067 Esas, 2021/1144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uygulaması yönünden düzelterek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/26329 Esas, 2022/3004 Karar sayılı kararı ile “Sanığın kovuşturma evresindeki savunmaları ile hakkında Gebze … Devlet Hastanesince düzenlenen 10.07.2014 tarihli rapordan Atipik Psikoz tedaviyle çalışma olanağı olmayıp engel oranının %45 olduğunun kayıtlı olması, Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesince Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında hastanın ayaktan muayene edilmesi uygun görüp buna göre düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 17.07.2020 tarihli raporunda ise sanığın cezai sorumluluğun tam olduğunun bildirilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından sanığın tüm raporları, tedavi evrakı ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kuruluna sevk edilerek gözlem altına alınıp, muayenesi yapıldıktan sonra suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/386 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
17.10.2019 tarihli genital muayene raporunda cinsel birleşmeye ya da zorlamaya dair bir bulgunun olmadığının tespit edildiğine, mağdurenin uzman eşliğinde alınan ifadesine ilişkin uzman görüşünde “Mağdurun annesinin söylediklerinden etkilendiğinin” belirtildiğine, sanığın isnat edilen suç açısından cezai ehliyetinin bulunmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın, mağdurenin babası olduğu ve olayın oluş biçimi dikkate alındığında cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, olayın ağırlığı ve sanığın mağdurenin babası olduğu dikkate alındığında belirlenen cezadan herhangi bir indirim yapılamaması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasının hakkaniyete, hukuka, kanuna aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci cümlesinden ceza tayin edilmesi gerektiğine, katılan Kurum lehine vekalet ücreti taktin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdurenin çocuğun babası olduğu ve olay sırasında kızının yanına yatarak kendi alt kıyafetini ve kızının alt kıyafetini aşağı indirip, eliyle dokunduğunun iddia edildiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde özetle; ilaç kullandığını, kötülüğe sevk eden rüyalar gördüğünü, olay akşamı eşinin kendisine neden kızdığını bilmediğini beyan ettiği, suçlamayı reddettiği, duruşmada savunmalarında ise sanığın, tüm ısrarlara rağmen yargılama konusu ile ilgili olmayan, tutarsız, anlamsız beyanlarda bulunduğu, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanlarında babasının kendisini taciz ettiğini, uyandığında alt tarafının tamamen dizlerine kadar inik olduğunu ve uyanınca kendisinin çektiğini söylediği, bu konudaki uzman görüşünde “…bazı söylemler de annesinin söylediklerinden etkilense de olayları belli bir zaman ve mantık çerçevesinde tutarlı olarak anlatması nedeniyle beyanlarına itibar edilebileceğinin…” belirtildiği, sanığın eşi ve mağdurenin annesi katılan …’nın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında odaya girdiğinde eşinin, kızının yanında yattığını, ikisinin de alt kısmının çıplak olduğunu, kızına sorduğunda babasının kendisini taciz ettiğini söylediğini beyan ettiği, mağdurenin 17.10.2019 tarihli genital muayene raporunda cinsel birleşmeye ya da zorlamaya yönelik bir bulgunun bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle dosya kapsamına göre sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un “Cezanın belirlenmesi” başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki araçlar, suçun önem ve değeri, failin kastı, amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren temel cezanın alt sınırdan belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. 5271 sayılı Kanun’un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/172 Esas, 2022/386 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.