YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9281
KARAR NO : 2023/8760
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/46 E., 2023/62 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2022/263 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/46 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin beyanlarının aşamalarda ve kendi içinde çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin rızasının varlığına ilişkin dosyada mesaj kayıtları ve ifadeler bulunduğuna, Adli Tıp Kurumu raporunda belirtilen anüs tarafında oluşan ödemin başka nedenlerle de oluşabileceğinin belirtilmesine karşın araştırma yapılmadığına, mahkumiyete yönelik çelişkili beyanlardan başka kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, lehe olan hususların uygulanmasına ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Üst sınırdan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katlan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun sınıf arkadaşı oldukları, olay günü suça sürüklenen çocuğun katılan mağdure ile buluşarak marketten alkol alıp suça sürüklenen çocuğun evine gittikleri, evde kimsenin olmadığı, katılan mağdurenin almış olduğu alkolün etkisiyle kendinden geçtiğini anlayan suça sürüklenen çocuğun katılan mağdureyle yakınlaşmaya çalıştığı, katılan mağdureyi dudağından öptüğü, kolundan tutarak yatak odasına götürdüğü, katılan mağdurenin, suça sürüklenen çocuğa direndiği, yapmamasını söylediği, bağırdığı, ancak sarhoş olması nedeniyle engel olamadığı, akabinde suça sürüklenen çocuğun, kendisinin ve katılan mağdurenin kıyafetlerini çıkardığı, krem sürerek cinsel organını katılan mağdurenin anal bölgesine soktuğu, devamında parmağını vajinasına, cinsel organını da ağzına soktuğu, katılan mağdurenin alkolün etkisiyle yeterince karşı koyamadığı, kendine geldiğinde suça sürüklenen çocuğa öfkelendiği, ağlamaya başladığı, bir müddet sonra suça sürüklenen çocuğun annesinin eve geldiği, katılan mağdurenin ağlamaya devam ettiği, eve gitmek istediğini söylediği, katılan mağdurenin evden çıkıp başından geçenleri sokaktan geçen iki kişiye anlattığı, bu iki kişinin katılan mağdureyi taksiye bindirip eve ulaşmasını sağladığı, evde olayı sıcağı sıcağına annesine anlattığı, annesinin de durumu kolluk birimine bildirdiği kabul edilen olayda; suça sürüklenen çocuk, katılan mağdure anlatımlarını ve atılı suçlamayı kabul etmemişse de; soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay günü evlerinin salonunda katılan mağdureyle birlikte votka içip sohbet ettiklerini, cinsel ilişkiye girmediklerini, aralarında herhangi bir şekilde yakınlaşmanın da olmadığını beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında evde alkol alıp sohbet etmeye başladıklarını, bir müddet sonra katılan mağdurenin kendisine yakınlaşıp bacağına dokunduğunu, kendini geri çektiğini, katılan mağdurenin elini pantolonunun içine sokup cinsel organına dokunması üzerine yakınlaşıp öpüşmeye başladıklarını, katılan mağdurenin isteğiyle pantolonunu yarıya kadar indirdiğini, katılan mağdurenin de pantolonunu çıkardığını, kanepeye uzandıklarını, aralarında sürtünme olduğunu, herhangi bir organ sokma durumunun olmadığını beyanla çelişkiye düşmesi, suça sürüklenen çocukla sınıf arkadaşı olup aralarında arkadaşlıktan öte bir gönül ilişkisi bulunmayan katılan mağdurenin, ona böylesine bir suç isnadında bulunmasını gerektirir bir husumetinin bulunmaması, aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı beyanlarında olayı tüm ayrıntısı ile başından sonuna kadar anlatması, adli görüşme değerlendirme raporunda çocuk gelişim uzmanının, katılan mağdurenin ifadesinde anlattığı cinsel istismar öyküsünün samimi ve tutarlı olduğu, olayları abartmadan olduğu gibi aktarabildiğine dair bilimsel görüşü, katılan mağdurenin evine gelir gelmez başından geçenleri sıcağı sıcağına annesine anlatması, annesinin de durumu hemen kolluk birimine bildirmesiyle katılan mağdurenin aynı gün içinde iç ve dış beden muayenesinin yapılması ve olay sırasında üzerinde bulunan kıyafetlerin incelenmek üzere muhafaza altına alınması, Elazığ Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 02.09.2021 tarihli raporunda katılan mağdurenin anüs etrafında hafif ödem ve fisur olduğu, tespit edilen bu lezyonların vücuda anal yoldan organ ya da benzer cismin duhulü ise husule gelebileceğinin ve katılan mağdurenin kalçasında tırnak sürtmesi ve benzeri durum ile oluşabilecek cilt abrazyonlarının tespit edildiğinin belirtilmesi, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 18.05.2022 ve 27.11.2021 tarihli raporlarında katılan mağdurenin anal bölgesinden ve iç çamaşırından alınan sürüntü örneklerinde suça sürüklenen çocuğa ait DNA profilinin tespit edilmesi, alınan bu raporların mağdur beyanlarıyla örtüşmesi, suça sürüklenen çocuğun annesinin eve geldiğinde katılan mağdureyi ağlar vaziyette gördüğü, evine gitmek istediği yönündeki beyanlarının katılan mağdurenin, yaşadığı olay nedeniyle o anki ruh haline ışık tutar mahiyette olması karşısında suça sürüklenen çocuğun savunmasındaki katılan mağdurenin, isteği ve rızasıyla sürtünme yoluyla ilişki yaşadıkları, katılan mağdurenin kendisinden hoşlandığı, bu hislerine karşılık bulamayınca moralinin bozulduğu yönündeki sonradan ileri sürdüğü iddiaları, katılan mağdure ile aralarında yaşananlara farklı bir boyut kazandırarak suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirilmiş olup kendi içinde uyumlu, istikrarlı ve samimi olan mağdur beyanlarına üstünlük sağlanıp itibar edilerek suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/46 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.