YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10433
KARAR NO : 2023/7805
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/503 E., 2023/474 K.
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2021/322 Esas, 2023/40 Karar sayılı kararı ile sanığın; nitelikli cinsel istismar suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendinin son cümlesi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/503 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanık ve müdafiinin yokluğunda esas hakkında mütalaa verilerek karar verilmesinin hatalı olduğuna, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, katılan olaydan önce de alkol aldığından katılanın kendini savunamayacak durumda olduğuna dair raporun nedeninin hangi alkol alımına ilişkin olduğunun belli olmadığına, katılandaki alkol oranının kendisini savunmasına engel olmadığına, tanık anlatımları ve mağdurun psikiyatrik rahatsızlığı nedeniyle katılanın olay anında rızası olmasına rağmen olaydan sonra rızam yoktur diyebileceğine, katılanın davranış değişikliğine neden olacak şekilde antidepresan ve alkol kullanması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme, “…Olay günü katılan …’ın, ablasının ikamet ettiği Keçiören ilçesindeki evde ablası ile birlikte gece saat 01:00 sıralarında alkol aldığı, daha sonra tartışmaları sebebiyle ablasının katılanı evden kovduğu, katılanın Ulus semtinde otel aradığı esnada sanık … … … ile karşılaştığı, birlikte sanığın ablası tanık …’ın evine gittikleri, kapıyı tanık …’ın açtığı, tanık beyanına göre sanık ve katılanın eve geldiklerinde alkollü oldukları anlaşılmakla birlikte her ne kadar sanık üzerine atılı cinsel saldırı suçunu kabul etmeyerek katılanın kendisi ile rızaen cinsel ilişkiye girdiğini savunmuşsa da; katılan ve sanığın olay tarihinden önce tanışmadığı gibi aralarında suç isnadına sebebiyet verecek husumetin bulunmadığı, her ne kadar katılanın mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında soruşturmadaki beyanları ile farklılıklar bulunuyorsa da soruşturma beyanında olayın etkisinde olması sebebiyle beyanlarında farklılık olabileceğini ifade etmesi yanında katılanın soruşturma beyanındaki olayın gelişimine dair ayrıntıların delillerle desteklenmesi ( sabah saatlerinde sanığın ablasının kendisini sürükleyerek ve sol kolundan tutarak evden indirdiğini beyan ettiği ve Adli Tıp Kurumu’nun 16/08/2021 tarihli raporundaki yaralanmada sağ diz üzerinde 2×2 cm yara ile sol kolda morluk olduğunun tespit edilmiş olması) dikkate alındığında katılanın beyanlarının gerçeği yansıttığı yönünde mahkememiz heyetinde vicdani kanaatin oluştuğu, katılanın sabah uyandıktan sonra üzerinde kıyafetlerinin olmadığını, vajinal bölgesinde kanama olduğunu ve çarşafta da kan olduğunu farketmesi üzerine evin içinde bağırmaya başladığını, bunun üzerine bir süre sonra sanığın katılanın yanına geldiğini beyan ettiği, tanık … …’nin beyanlarında da o esnada sanığın evde olduğunu ifade ettiği halde daha sonra sanığın evden ayrıldığı, her ne kadar sanık kaçmadığını ikamet ettiği Düzce iline gittiğini savunmuşsa da bu yöne ilişkin savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Ankara Şehir Hastanesi’nin katılanın iç beden muayenesine yönelik 21/07/2021 tarihli raporuna göre hymende 2 adet tam kaideye uzanmayan taze yırtık alanı ve hematom izlendiği, hastanın cinsel saldırıya maruz kaldığına dair kanaat oluştuğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu’nun 29/03/2022 tarihli raporuna göre tarif ve tespit edilen bulguların vajinal bölgeye gerçekleşmiş bir cinsel eylemin tıbbi bulguları olarak değerlendirildiğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 5.İhtisas Kurulu’nun 26/10/2022 tarihli raporuna göre katılanın cinsel saldırı iddiasının olduğu saatteki alkol düzeyinin 2.09-1,49 promil arasında olmasının beklendiği, katılanın alkol düzeyi itibariyle beden ve ruh bakımından kendisini savunmakta güçlük çekeceğini bildirildiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemini beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki katılana karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasında artırıma gidilerek …” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar vermiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi “… Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, hükümde usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kanaatine varılmakla …” şeklindeki gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/503 Esas, 2023/474 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 15. Ağır
Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.