YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4019
KARAR NO : 2017/7439
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 Sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık …’nin suç tarihlerinde gerçek bir mal ve hizmet ifası karşılığı olmaksızın şirket adına sahte fatura kullanarak vergi kaçakçılığı suçu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında, sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirketler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlendiği görülmekle, bu raporlar ve şirket yetkilileri hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açılmış ise bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, dava konusu faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun, kanıtlama yeterliliği olan banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler, faturaları düzenleyenlerin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen şirketlerin, sanığın ticari defter ve belgeleri ile sanığın duruşmaya ibraz ettiği belgelerin üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Kabule göre de ;
a)5237 sayılı TCK’nın 43. maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği; somut olayda sanığın aynı takvim yılı içinde farklı tarihlerde birden fazla sahte fatura kullandığının kabul edilmesi karşısında hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktari itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.