YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18119
KARAR NO : 2017/14750
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında katılanlara karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3)Sanıklar Ünal ve Kamuran hakkında katılan …’e karşı, sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan … vekilinin temyiz isteminin suç vasfına yönelik olduğundan sanık … hakkındaki hükmün kesinlik sınırı içinde olmadığının kabulü ile yapılan incelemede;
Sanık … hakkındaki hüküm fıkraları ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine” şeklinde bitirilmiş ise de, mezkur hüküm fıkrası incelendiğinde, sanığın sabıkalı geçmişi ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşturmadığı belirtilmiş olması ve sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve gerekçede de bunun sehven yazıldığının belirtilmiş olması karşısında bu husus yazım hatası olarak değerlendirildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde sanık … hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
b)Tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile birlikte mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine de karar verilmesi gerekirken, mükerrir sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinine hükmolunmamak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık … hakkındaki hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” cümlesinin
çıkarılması,sanık … hakkındaki hüküm fıkralarının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendlerinin sonuna “mükerrir sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4)Sanık … hakkında katılanlara karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Katılanlar, beyanlarında uyurken dışarıdan küfürlü sesler duyduklarını belirtmişlerse de, bu sözlerin neler ifade ettiği, kime ya da kimlere karşı, ne şekilde söylendikleri açıklattırılmadan, mücerret beyanlara dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.