YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2632
KARAR NO : 2017/6668
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2013 tarih, 2011/47-2013/61 sayılı ceza dava dosyasında, Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak suçundan hakkında yargılama yapılan sanığın (davacı), atılı suçun vasıf değiştirmesi ile hakkında 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3-4 maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulup, tedavisinin sona ermesinden itibaren bir yıl süre ile denetim süresinin devam ettirilmesine karar verildiği, davacının vekili aracılığı ile bu hükmün kesinleşmesinden sonra davacının haksız yere tutuklu kaldığı vurgulanarak 30/01/2014 tarihinde maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10/07/2014 tarih, 2014/65-2014/354 sayılı hükmünün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairemizin 22/02/2016 tarih, 2015/10272-2016/2686 sayılı ilamı ile “sanık (davacı) hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-5 maddeleri gereğince tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiş olup davacı hakkında beraat kararı verilmemiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesi” ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği vurgulanarak, hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamından sonra davacı hakkında İstanbul (Kapatılan) 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/09/2016 tarih, 2011/47-2013/61 sayılı ilamı ile sanığın (davacı) hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik hükmünün gereğine uymuş olması sebebiyle 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi uyarınca açılan davanın düşürülmesine karar verilmiş olması karşısında, davacı hakkında verilen bu kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleştiğinin tespiti halinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 141/1. ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleştiğinin kabulü ile haksız tutuklu kalınan sürenin tümü için uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararla ilgili olarak davacı lehine tazminata hükmolunmasında, zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.