Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1895 E. 2017/21572 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1895
KARAR NO : 2017/21572
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraat,
-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat,
-Sanık … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümleri, katılan vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar…müdafii tarafından, sanık … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlarine ilişkin hükümler ve resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararları katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
1- Sanık … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yapılan itiraz üzerine, ilgili Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verilen ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin bu ret kararına karşı yaptığı temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, sanıklar … ve … haklarında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Sanık …’nin … markalı ürünlerin bölge bayisi olduğu, sanık …’in de sanık …’ye ait şirkette satış elemanı olarak çalıştığı, sanık …’ten işe başlarken teminat olmak üzere kefil imzası da bulunan senet istendiği, sanık …’in yanına aynı şirkette çalışan tanık …’nu da alarak eniştesi olan katılanın evine senede kefil olarak imza atması için geldikleri, katılanın evde bulunmadığı, bunun üzerine 40.000 TL bedelli senede katılanın eşi olan sanık …’nun katılanın yerine onun bilgi ve rızası olmaksızın imza attığı, senedin sanık … tarafından şirket muhasebesine verildiği, daha sonra sanık …’ın şirketten ayrıldığı, mal sattığı iş yerlerinin borçlarını ödememesi üzerine teminat olarak alınan 40.000 TL bedelli senet hakkında sanık … ve katılan adına icra takibi başlatıldığı, katılanın icra takibine imzanın kendisine ait olmadığını söyleyerek itiraz ettiği, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzanın katılana ait olmadığı tespit edilerek takibin katılan yönünden durduğu, böylelikle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve dosya kapsamına göre sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediğine dair mahkemenin mahkumiyete yeter delil bulunmadığı gerekçesine dayanan kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısının sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklar … müdafiinin sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.