Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2860 E. 2017/4896 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2860
KARAR NO : 2017/4896
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2015 tarih ve 2014/1254-2015/906 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında …’den ithal edilen veterinerlik malzemelerinin taşınması konusunda anlaşıldığını, bu malzemelerin en kısa süre içinde Türkiye’ye getirilmesi amacıyla hava yolu taşımacılığı kullanıldığını, tarafların 11.485,00 USD Navlun ücreti + 150,00 USD Ordino bedeli + 800,00 TL (Kdv hariç) iç nakliye bedeli olarak karşılıklı mutabakata vardıklarını ve 31/07/2012 tarihinde mevzuata uygun olarak teslimatın gerçekleştiğini, taşıma ücretlerine ilişkin faturaların davalıya iletildiğini ancak davalının 6.045,00 USD navlun bedelli faturaya itiraz ederek iade ettiğini, diğer faturaların ise davalı tarafından ödendiğini, ödenmeyen 6.045,00 USD bedelli fatura ve işlemiş faizi için müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin daha hızlı olacağı için hava yolu ile taşımasını tercih ettiğini, bunun üzerine davacının teklif ettiği 4.550,00 USD Navlun ücreti 150,00 USD Ordino bedeli + 950,00 TL iç nakliye ücretinin müvekkili tarafından kabul edildiğini, daha sonra navlun ücretinde 890,00 USD artış olacağının bildirildiğini ve müvekkili tarafından 5.440,00 USD navlun ücreti ödemesi yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin davalı şirkete navlun bedeli olarak 11.485,00 USD tutarlı teklif ilettiği, davalı şirket yetkilisinin söz konusu teklife e-mail yoluyla onay verdiği, ticari defter kayıtları ve ana konşimento verilerine göre davacı şirketin davalı şirketten 6.045,00 USD alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun ücreti alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davalının davacı tarafından gönderilen 11.485,00 USD’lik navlun ücreti teklifine e-mail yoluyla onay verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davalı şirketin 18.06.2012 tarihinde …’den …’a taşınacak emtianın ebatlarını bildirerek davacı şirketten teklif istediği, davacı şirketin ise 20.06.2012 tarihinde söz konusu emtiayı havayolu ile 4.550,00 USD navlun ücreti, 150,00 USD ordino bedeli ve 950,00 TL …-… arası iç nakliye bedeli karşılığında taşıyabileceklerini bildirdiği, bunun üzerine sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafından sunulan 11.485,00 USD navlun ücretini içerir teklifin davalıya iletildiğinin ispatlanamadığı, 09.07.2012 tarihinde saat:11.01’de davacı şirketin davalıdan 890,00 USD ek navlun ücreti talep ettiği, davalı şirket yetkilisinin ise saat:11.08’de bu mesaja karşılık vererek sitemli olarak ek navlunu kabul ederek onay verdiği, bu doğrultuda taşımanın gerçekleştirilerek emtianın teslim edildiği, davacı şirket tarafından kesilen 13.07.2012 tarihli 5.440,00 USD bedelli faturanın davalı tarafından ödendiği, ancak 31.07.2012 tarihli 6.045,00 USD bedelli ek navlun faturasının ise süresinde iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, 11.485,00 USD navlun ücretini içerir teklifin davalıya iletildiğinin ispatlanamadığı ve davalı şirket yetkilisinin e-mail yoluyla verdiği onayın 4.550,00 Navlun ücretine ek olarak 890,00 USD fark navlun ücreti için verildiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.