YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14959
KARAR NO : 2017/16641
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı,kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.2006 tarihinde davalılar … … ve … … …’e ait taşınmazda kapıcı olarak çalışmaya başladığını ancak davalılardan … … Ltd. Şti.’nde sigortalı gösterildiğini, iş akdinin 25.12.2012 tarihinde haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve 2013 yılı Mart-Nisan- Mayıs ayları ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, … … ve … … … yönünden husumet itirazında bulunduklarını, iş akdinin 30.11.2012 tarihinde davacı tarafından feshedildiğini ve ihbar öneli süresince çalıştığını, dosyaya sunulan ibraname uyarınca davacının hiçbir hak ve alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece TBK’nun 420. maddesine atıf yapılarak, dosyada mevcut ibranamenin düzenlenme tarihinin 05.12.2012 olduğu ve kanunda belirtilen 1 aylık süre geçmeden düzenlendiği ayrıca ödeme banka aracılığı ile yapılmadığından makbuz olarak da kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur.
Yeni Türk Borçlar Kanunu döneminde TBK’nın 420. maddesinde belirtilen şartları taşımayan ibranamenin, ibranamede yazılı bedelin alındığı kabul edilmediği takdirde geçerli olmayacağı doğrudur. Ancak ibraname tutar içeriyor ve davacı tarafından imzalanmış ise davacı asil isticvap edilerek ibranamede yazılı bedeli alıp almadığı hususunda beyanı alındıktan sonra sonuca gidilmelidir. Bu itibarla, davacı asilin beyanı alınmadan imzalı ibranamedeki miktarın ödenmediğinin kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.