YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4349
KARAR NO : 2017/23954
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
1-Başka suçtan farklı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, talimat yoluyla alınan ifadesinde, “savunmamı esas mahkemesinde yapmak istiyorum” dediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklandığı 16.10.2014 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre de ;
a-Sanığın, akrabalarının karıştığı bir kavgayı öğrenmesi nedeniyle olay yerine geldiği, temyiz dışı sanık Necmettin’den suça konu tabancayı alıp oradan uzaklaşırken havaya bir kaç el ateş ettiği, kısa bir süre sonra kavganın diğer tarafındaki kişilerle karşılaştığında, aynı tabancayı çekip onlara sizi öldürürüm demesi şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eyleminin, TCK’nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve aynı Kanunun 170/1-c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, kanuni olmayan gerekçe ile tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
b-Sanığın, “ben kavga yerinden ayrılırken bir kaç kişi üzerime saldırdı, bende kaçtım” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış sebebi üzerinde durularak silahlı tehdit suçu açısından sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
c-Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK’nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.