YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3844
KARAR NO : 2017/21525
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı 30.12.2015 günlü oturumda tefhim olunan hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK:nun 310.maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 07.01.2016 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin aynı Kanunun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Nitelikli dolandırıcılık suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine dair Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2012 tarihli ve 2012/147 E, 2012/335 K sayılı kararı aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/263445 sayılı tebliğnamesiyle Yargıtay 23. Ceza Dairesine geldiği, Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 09/09/2015 tarih ve 2015/8530 E, 2015/3821 K sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra mahkemece bozmaya uyulmayarak daha önceki kararında direnilmesi üzerine, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle anılan kanunun 36. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK.nın 307.maddesi uyarınca dairemize gönderildiği anlaşılmakla; dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak, suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamına göre; mahkemece ilk kararda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması gerekçesine dayanıldıktan sonra, Yargıtay bozma ilamından sonra, bozma ilamında belirtilen gerekçeler de tartışılarak ve ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle direnme kararı verdiği, buna göre; ilk hükümde yer almayan bu hususlar, Özel Dairece denetlenmemiş olduğundan, Özel Dairece denetlenmeyen bir konunun ilk kez ve doğrudan Yargıtay Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemenin son uygulaması direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesinin Yargıtay özel dairece yapılması gerektiği anlaşılmakla;
Suça sürüklenen çocuğun doğum yapmak üzere 26/04/2008 tarihinde Zübeyde Hanım Doğumevine başvurması sırasında teyzesinin kızı…’ın kimlik belgesini kullanıp görevlilere bu belgeyi ibraz ettiği ve kendisini… olarak tanıttığı, tıbbi evrakın … solak adına düzenlendiği, suça sürüklenen çocuğun 27/04/2008 tarihinde doğum yaptığı, 607,32 TL. faturayı ödemeyerek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.11.2007 tarih ve 248/251 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı CMUK’nın 223/son maddesine paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği “iddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında dosyadaki deliller takdir edilerek beraat kararı verilebilmesi için mutlaka suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeden toplanan deliller takdir edilerek beraatine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.