YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5481
KARAR NO : 2017/5111
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/02/2016 tarih ve 2015/17-2016/45 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı asil … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının hekim olduklarını ve 01/09/2009 tarihinde aralarında ortaklık sözleşmesi imzalayarak … Hizmetleri Tic. Ltd. Şti’ni kurduklarını, şirketin %50’şer payla kurulduğunu, müvekkilinin davalıya sözleşme uyarınca 100.000,00 TL ödeme yaptığını, taraflar arasında yapılan bu sözleşmenin … 18. Noterliğinin 24/02/2010 tarih ve 03311 yevmiye sayılı ihtarı ile feshedildiğini, ayrıca kurulan ortaklık hissesinin Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ettirilmediğini, işlemlerin resmileştirilmediğini, müvekkili tarafından davalıya ödenen hisse bedelinin geri ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, ancak davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının % 40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; dosyada “ortaklık için ödenmiştir” şerhini içerir 6 adet banka dekontu ile davalı vekilinin 02/04/2012 tarihli dilekçesinde yer alan 100.000,00 TL bedelin davalıya ödendiğine dair beyanı ve pay devrinin 6762 sayılı TTK’nin 520. maddesine göre geçerli şekilde yapılmadığı dikkate alındığında ortaklık sözleşmesinde yer alan 100.000,00 TL’nin davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasındaki itirazının iptali ile asıl alacak 100.000,00 TL, işlemiş faiz 2150,00 TL olmak üzere 102.150,00 TL üzerinden takibin devamına, takibe takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, ortaklık sözleşmesinde yer alan 100.000,00 TL’nin davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı vekilince, limited şirket ortaklık sözleşmesine istinaden hisse devri için davalıya 100.000,00 TL bedel ödendiği, daha sonra noterde yapılan hisse devir sözleşmesiyle pay devrinin sağlandığı, 24/02/2010 tarihinde ise tarafların anlaşarak noterde düzenledikleri fesihname ile birbirlerini ibra ederek hukuki ilişkiye son verdikleri savunulmuş, 24/02/2010 tarihli “Fesihname” başlıklı belge ibraz edilmiştir. Bahsi geçen belgede limited şirket hisse devir sözleşmesinin görülen lüzum üzerine rızaen anlaşılarak feshedildiğinin, taraflar arasındaki akdin bir hükmünün kalmadığının, bu konuyla ilgili tarafların birbirlerini ibra ettiklerinin kabul ve beyan edildiği, belgenin feshedenler olarak taraflarca imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu suretle, mahkemece, dosyaya ibraz edilen “Fesihname” başlıklı belge değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.