Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3732 E. 2017/5591 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3732
KARAR NO : 2017/5591
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2014 tarih ve 2013/2-2014/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket nezdinde kredi kartı ödeme güvencesi sigortası yaptırdığı, istek dışı işsiz kalma halinin sigorta kapsamında olduğunu ve müvekkilinin 16/12/2011 tarihinde çalıştığı iş yerinden çıkarıldığını, bunun üzerine sigorta güvencesinden faydalanmak ve kredi kartı borcunun kapatılması isteği ile davalı şirkete başvurulduğunu, ancak davalı şirketin kredi kartı ekstresine yansımış olan 8.122,00 TL’yi ödemediğini ileri sürerek 8.122,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketçe sigorta sözleşmesi kapsamında işsizlik tarihi olan 16/12/2011 tarihinden önceki son ekstresinde görünen borç tutarı olan 619,11 TL’nin ödendiğini, davacının talep ettiği miktarın işsizlik tarihinden sonra kesilen ekstreye ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinde açıkça olay tarihinden önceki son hesap kesim tarihinde sigortalıya kredi kartı borç bakiyesinin ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin hükümlerinin aksine olaydan sonraki hesap kesimine ilişkin ekstredeki bedelin talep edilmesinin doğru olmadığı, olay tarihinden önceki 26/11/2011 tarihli son hesap kesim tarihli kredi kartı borcunun 644,35 TL olduğu, davalı tarafça ödenen 619,11 TL’nin mahsubu ile 25,24 TL kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25,24 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartı ödeme güvencesi sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davaya konu poliçe üzerinde … Bankası … Bulvarı Şubesi dain-i mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda, unvanı belirtilen bankanın rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur. Davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin bu hususun dava şartı olması nedeniyle mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta dain-i mürtehinin davaya muvafakatının olup olmadığı hususu sorulmamıştır. Bu nedenle, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmekte ise de; borcun sona ermiş olması halinde rehin hakkı sahibinin izni aranmayacağından, davacının rehin hakkı sahibi bankaya olan kredi kartı borcunu yargılama sırasında tamamen ödeyip ödemediğinin de araştırılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.