YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2959
KARAR NO : 2017/5593
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2015 tarih ve 2015/29-2015/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka ile farklı tarihlerde ticari kredi sözleşmeleri imzaladığını, bu sözleşmeler gereğince kullanılan ticari krediler esnasında müvekkilinde komisyon adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak ücretler alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL’nin tahsilatın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 5.422,30 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacının herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan ödemeyi yaptığını, müvekkil bankanın TTK’nin 20. maddesine göre ücret isteme hakkının olduğunu ve tahsil edilen ücretin bankacılık teamüllerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle komisyon gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmadığı, ancak bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi hizmet karşılığı alındığının belirlenmesi gerektiği, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları gözetilerek davalı bankanın davacıdan 2.845,50 TL haksız olarak ücret aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.845,50 TL’nin 500,00 TL’sine dava tarihinden itibaren 2.345,50 TL’sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden 16 adet ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan bazı kredilerin ödeme planına göre tüketici kredisi olduğu ve bu krediler için istihbarat ücreti ve skorlama ücreti adı altında alınan ücretlerin iadesi gerektiği, diğer kredilerin ise ticari kredi olduğu ve emsal banka uygulamalarının ortalamasının üzerinde alınan ücretin iadesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ticari nitelikte olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bu durum dosya kapsamından dahi anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin ticari kredi olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında tüketici kredisi ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve komisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından genel işlem koşullarının varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.