YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6449
KARAR NO : 2017/17377
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 02.11.2006-14.02.2014 tarihleri arasında manuel pres operatörü olarak çalıştığını, en son net maaşının yaklaşık 1.150,00 TL’sı olduğunu, iş akdinin davalı şirket tarafından haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini, iş akdinin feshine dayanak olarak gösterilen gazete haberinin çıkmasında bir ilgisinin olmadığını, bu haberin doğru olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, bu haberle alakalı bilgilenme ve arkadaşlarını bilgilendirme hakkının olduğunu, gazete haberini işyerinde çalışan herkesin okuyabileceğini, bu nedenle feshe neden olan davranışı ile davalının menfaatine aykırı bir durum oluşmadığını, davacının gazete haberini duyurma amacının işyerini kötülemek olmadığını, gazetede çıkan haberlerden haberdar olabilmeyi ve bu haberlerden diğer çalışanları haberdar edebilmeyi engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle iş akdinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı isteminde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının, işyerinde 02.11.2006-14.02.2014 tarihleri arasında manuel pres operatörü olarak çalıştığını, iş akdinin 4857 S. Yasanın 25/11 maddesi uyarınca feshedildiğini, davacının 11.02.2014 tarihinde izin almaksızın gerçeğe aykırı haberler yapan … Haberci Gazetesinin haberini tüm çalışanların görebileceği bir şekilde panoya astığını, bu durumun kamera kaydı ve tutanaklarla kayıt altına alındığını, işyerinde ilan ve bildirimde bulunmanın belirli prosedürel uygulamaları olduğunu ve bunun tüm çalışanlarca bilindiğini, herhangi bir çalışanın izin ve onaydan geçmemiş ilanları panolara asmak veya bu ilanların dağıtımını yapmak gibi bir faaliyette bulunmasının mümkün olmadığını, herhangi bir ilanın panoya asılabilmesi için öncelikle şirket yöneticilerinin onayının alınması ve onların bilgisi dahilinde bu işlemin yapılması gerektiğini, davacının ise …. Haberci gazetesinde çıkan asılsız haberi hiçbir izin ve onay almaksızın tüm çalışanların görebileceği şekilde panoya astığını, gazetede çıkan asılsız habere karşı tüm hukuki yollara başvurulduğunu, gazetede çıkan haberin kaynağının işyerinde istifa ederek ayrılan ve tüm hakları ödenen 6 çalışan olduğunu, gazete haberinde işyerindeki çalışanların sömürüldüğü, kötü muamele edildiği yönünde iftira boyutuna varan ithamların yer aldığını, davacının bu haber yazısını kötü niyetli olarak panoya astığını, bu davranışı ile çalışma arkadaşlarına kötü örnek olduğu ve şirket içindeki huzuru bozduğunu, davacının konuya ilişkin savunmasında kendisine isnat edilen suçlamayı kabul ettiğini, iş akdi yasa ve usule uygun olarak feshedilen davacının şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iş akdinin davacının işyerindeki panoya astığı bir gazete haberi nedeniyle davalı işverence feshedildiği, gazete haberini işyeri panosuna astığını kabul eden davacı ise bu davranışının kötü niyetli olmadığını, bu gazete haberinin çıkmasıyla bir ilgisinin olmadığını, haberin doğru olup olmadığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, gazetede çıkan bu haberi arkadaşlarına bilgilendirme hakkının olduğunu, gazete haberini işyerinde çalışan herkesin okuyabileceğini, bu nedenle iş akdinin feshine neden olan davranışı ile davalının menfaatine aykırı bir durum oluşmadığını, gazete haberini duyurma amacının işyerini kötülemek olmadığını, gazetede çıkan haberlerden haberdar olabilmeyi ve bu haberlerden diğer çalışanları haberdar edebilmeyi engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığını iddia ettiği, gazete de “Yazaki’de işçi kıyımı” başlıklı haberinde; davalı işyerinde Ocak ayından itibaren 40 işçinin işten çıkarıldığı ve çıkarılmaya devam edeceği, çıkarılan işçilere zorla ikale sözleşmeleri imzalattırıldığı, görüşme odalarına başlarında güvenlikle alındıkları, cep telefonlarının dahi yanlarına aldırılmadığı, işçilerin ikale sözleşmelerini imzalamamaları halinde mahkemenin 2 yıl süreceği ve tazminatlarının ödenmeyeceği şeklinde tehdit edildikleri, işyerinde sendika istenmediği, Pazar günleri zorunlu mesai yaptırıldığı şeklinde konulara yer verildiği, davacının gazete sayfasını asmasının sebebinin haksızlık yapıldığına dair bir iddianın ortaya atılması, olumlu veya olumsuz çalışan arkadaşlarının bilgilenmesi olarak açıkladığı ve bu gazete haberini her yerde görebileceklerini, her hangi bir art niyetinin olmadığını beyan ettiği, 4857 Sayılı Yasanın 25/II-b bendi; işçinin işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması halinde işverene haklı nedenle fesih imkanı verdiği, davacının iş akdinin feshine neden olan olayda ki davacının tutum ve davranışlarının, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkini sarstığı ve her iki taraf açısından devam edilemez hale getirdiği ve bu nedenle davacının iş akdinin davalı işverence haklı bir nedenle sona erdirildiği, davalı tarafından feshe konu edilen 4857 sayılı İ.K.’nun 25/II-b bendi gereği feshin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II: fıkrasının b bendi uyarınca işçinin, işveren veya aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması ya da asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması haklı fesih nedenidir. Bunun için işçinin doğrudan isnat ve itham da bulunması gerekir. Başkasının itham ve isnadını veya bu yönde çıkan basın haberini paylaşmasının haklı neden olarak değerlendirilmesi ölçülülük ilkesine aykırı düşer.
İşçinin bu ağırlıkta olmamakla birlikte işveren aleyhine söylediği sözler ve eleştiriler, bulunması gereken uyumu ve disiplini olumsuz yönde etkilediği ve işverenden bu durum karşısında iş ilişkisini sürdürmesi makul ölçüler içinde beklenmediği durumlarda, işveren açısından geçerli fesih hakkı doğacaktır.
Dosya içeriğine göre davacı işçi, işverenin işyerinde ayrılanlarla ilgili haber yapan gazetenin ilgili kısmını işyerinde panoya asmıştır. Bu haber ile ilgili işveren tarafından tekzip metinlerinin yayınlanması istemi, Sulh Ceza Mahkemelerince reddedilmiştir. Haberin kaynağının davacı olduğu da somut olarak ortaya konmamıştır. Basın yolu ile işveren aleyhine haber olmuş bir durumun davacı tarafından işyerinde panoya asılması, isnat ve itham olarak değerlendirilemez. Haberin doğruluğu davacı işçi tarafından bilinmeyeceği gibi basın yolu ile herkesin haber alma hakkı kapsamında daha önce bilgilenmeleri de olmuştur. Kaldı ki haber işyerinde çalışan işçiler ile ilgilidir. Davacının davranışı doğrudan isnat ve itham değildir. Yayınlanmış bir haberi işyeri panosuna asması davranışına doğrudan haklı nedenle fesih yaptırımı uygulanması ölçülülük ilkesine uygun değildir. Fesih haksız olup kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü gerekir. Yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.