YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3660
KARAR NO : 2017/15083
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesi, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi suretiyle hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nin 34, 223 ve 230/1. 289/1-g maddelerine aykırı davranılması,
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
3) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, gayri resmi birlikte yaşadığı mağdureyi ortak çocuklarının evlendirilmesi sebebiyle çıkan tartışmada 4. derecede kemik kırıklı yaraladığı olayda; mağdurenin aldırılan adli tıp raporuna göre; ”sağ periorbital ekimoz, sol yüz yarısında periorbital bölgede dahil ödem ve yaygın ekimoz, üst dudak sol lateralde ödem ve ekimoz, yapılan tetkiklerde sol infraorbital riminde parçalı fraktür, sol zygomatik arkta nondeplase fraktür saptandığının” rapor edildiği anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, darbe sayısının çokluğu, sanığın kastının yoğunluğu da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.