Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/29332 E. 2017/16001 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29332
KARAR NO : 2017/16001
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ : . İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalılar avukatlarınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan … Genel Müdürlüğü A.Ş. adına Avukat .. … ile Avukat …. …, diğer davalı Platform Tur. Taş. Tem. Gıda A.Ş. adına Avukat … … … ile karşı taraf adına … … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilin, davalılardan … Tur. Taş. Tem. Gıda A.Ş.’nde, diğer davalı … ile yapılan sözleşme gereği 01.03.2003 tarihinden itibaren servis hizmeti yaptığını, anlaşma gereği servis hizmetini kendi aracı ile gerçekleştirdiğini, müvekkilinin harcadığı mazotu davalı … şirketinden karşılanacağı söylenmesine rağmen bu ücretin ödenmediği gibi işe başladığı tarihten itibaren haftalık 3 saatlik mesai ücretinin ve genel tatil ücretlerinin de ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2011 yılı Aralık ayına ait ücretinden 1.325,00 TL alacağı kaldığını, müvekkilinin 13.12.2011 tarihli yazı ile çalıştığı döneme ilişkin belirtilen alacaklarının tarafına ödenmesini istemesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bu haklarının olmadığı bildirildiğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Vekilleri Cevaplarında Özetle:
Davalı … şirketi vekili; davacının müvekkili şirkette 05.01.2010-01.10.2011 tarihleri arasında diğer davalı …’dan ihale ile üstlenilen işte şoför olarak çalıştığını, asıl işverenin … olması ve süresinin ihale süresi ile kısıtlı olması nedeniyle davacı ile şirket arasında 30.06.2012 tarihinde bitecek belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ile … arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğunu, davacının tüm talep konusu alacaklarının asıl işveren …’ın sorumlu tutulması gerektiğini, davacının 01.01.2002 tarihinden itibaren işyerine gelmediğinin tutanaklarla tespit edildiğini, 04.01.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile yıllık izinlerini kullanmadığı gerekçesiyle iş akdini fesih ettiğini bu nedenle ihbar tazminatı talep hakkı olmayacağını, yıllık izinlerini kullandığını, iş akdinin bu sebeple bildirimsiz olarak fesih gerekçesinin yasaya uygun olmadığını, davacının aracını dava dışı 3 şirket aracılığı ile …’a kiralayarak her ay kira bedeli aldığı, davacının kiraladığı araç bedelinin iş akdinden tamamen bağımsız bir gelir olduğunu, ücrete ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, davacının çalıştığı hafta tatili, resmi ve dini bayram ücretlerinin tahakkuk ettirilerek her ay maaş hesabına yatırıldığını, fazla çalışma iddiasının gerçekten uzak olduğunu bordolarda ödendiğini, davacının Ekim ayma ilişkin bakiye ücret alacağını beyan etmesi çelişki olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin yüklenicilerden anahtar teslimi hizmet alan ihale makamı durumunda olduğunu, davacının çalıştığının iddia ettiği servis hizmetinin ihale edildiğinden müvekkilin …’ın işçisi olmayan davacının yüklenici yanında …’a bağlı olmaksızın çalıştığını, hizmet alımları yapılan sözleşme ve şartnamelerdeki düzenlemelerin kamu ihale kurumu tarafından düzenlendiğinden bu durumun müvekkili …’ı ihale makamı olmaktan çıkarmamakta ve asıl işveren statüsünde sokmamakta olduğunu, yasada öngörülen alt işveren-asıl işveren koşulların gerçekleşmediğini, davacının ücret alacağı dışındaki taleplerin müvekkil şirkete yönetilmesinin mevzuata aykırı olduğunu, davacının asgari ücret haricinde ücret ödendiği iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, …. bildirgelerine esas olan resmi ödemeler dışında yapılmış gayri resmi bir ödeme var ise bu ücret ödemelerinin kontrolünden sorumlu olmayıp son 3 aylık ücret ödemesinden müteselsil sorumlu tutulması halinde dahi bu sorumluluğu sadece bankaya yatırılan miktar ile sınırlı olması gerektiğini, servis hizmet işinde çalıştırılacak işçi sayısı tam zamanlı olarak çalışıp çalıştırılmayacağı hususu müteahhit firma tarafından belirlendiğini, servis çekme işini sürücü belgesi olan vasıfsız bir kişi tarafından yapılabileceği nazara alındığından davacının tüm hususları kanıtlaması gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi fazla çalışma yaptığı yönündeki iddiasını tanık beyanları ile ispatlamıştır. Ancak dosya içerisinde yer alan bordroların bir kısmında fazla mesai tahakkuklarının yer aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar söz konusu bordrolar imzasız olsa da yine dosya içerisinde yer alan banka hesap ekstresinden tahakkuk bulunan aylara ait ücretlerin ödenip ödenmediği belirlenerek, ödenmiş ise fazla mesai tahakkukları bulunan ayların hesaplanan fazla mesai ücreti hesabında dışlanması gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.

Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.