Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/30153 E. 2017/16008 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30153
KARAR NO : 2017/16008
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … …. ile karşı taraf adına Avukat … … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01.11.1990 tarihinden beri davalı tarafından görevlendirilerek gerek davalının bünyesinde yer alan gerekse yer almayan işyerlerinde “makam şoförü” olarak ve çok istisnai hallerde de gösterilen diğer işlerde çalıştığını, davacının bu süre zarfında işi gereği günlük ve haftalık … saatlerini aşar biçimde ve Cumartesi ile Pazar günleri de dâhil olmak üzere çalıştığını, çalışmasının genel tatillerde de devam ettiğini, ancak karşılığında herhangi bir ödemenin yapılmadığını, 30.09.2010 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini öğrendiğini, feshin haklı nedene dayanmadığını ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla …, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacalarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, 01.11.1990 tarihinden itibaren davalı şirkette çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira davalı şirketin 1996 yılında kurulduğunu; 25.06.2012 havale tarihli yazı ekinde sunulan belgelere göre “davacının davalı şirkette ilk çalışmasının 05.01.2005 tarihinde başladığını”, akabinde 1 yıl fasıla ile 2006 yılında tekrar çalışmaya başladığını, davacının işyeri makam arabası ile davalı şirketin şoförü olarak çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira davacının davalı şirketin eski bir ortağı olan … …. … “özel şoforü olarak çalıştığını; davacının dava dilekçesinde sadece bir kişinin özel şoförlüğünü yaptığını açıkça ikrar ettiğini, davacının özel şoförlüğünü yaptığı ortağın daha sonra şirketin ortaklık yapısından çıktığım, davacının bu şahıs için özel şoförlük görevinin devam edip etmediğinin davalı şirket tarafından bilinmediğini, bu ortağın davalı şirketin ortaklık yapısından çıktıktan sonra davacının davalı şirkette hiçbir çalışmasının olmadığını, bu nedenle davacının iş ilişkisine dava dilekçesinde belirttiği üzere devamsızlığının, daha doğrusu fiilen çalışmadığı halde ücretinin sehven ödenmeye devam ettiğinin tespit edilmesi üzerine haklı nedenle son verildiğini, davacının fiilen işten ayrıldığı halde maaşının hataen ödenmeye devam etmesine ilişkin davalı şirkete bilgi vermediğini, davacının çalışmadığı halde kötü niyetle haksız kazanç elde etmiş olduğunu ve davacıya fazladan ödenmiş olan bu ücretlerin geri ödenmesini talep ettiklerini, açıkça sebepsiz zenginleşme teşkil eden bu karşılıksız ödemeler için bu talep ile davacıyı temerrüde düşürdüğünün kabulü ile bu alacağın bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile geri ödenmesini ve işbu dava sonucunda davacı lehine hükmedilebilecek toplam bedelden mahsubunu talep ettiklerini, davacıya çalıştığı döneme ilişkin tüm hak edişlerinin ödendiğini, davacının kendisine verilen araçla … saatlerini esnek bir şekilde kendi plan ve programına göre belirlediğini, Yargıtay Kararları uyarınca davacının fazla mesai talep hakkının bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti taleplerinin de hiçbir haklı yanı olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Hizmet süresi, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı, 01.11.1990-30.09.2010 tarihleri arasında gerek davalının bünyesinde yer alan gerekse yer almayan işyerlerinde makam şoförü ve istisnai olarak diğer işlerde çalıştığını ve davalı tarafından görevlendirildiğini iddia etmiştir.
Davalı ise şirketin 1996 yılında kurulduğunu, 1990 yılından bu yana şirkette çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının şirketteki ilk çalışmasının 05.01.2005 tarihinde başladığını, akabinde 1 yıl fasıla ile tekrar 2006 yılında çalışmaya devam ettiğini, davacının şirketin eski ortağı olan … … … özel makam şoförü olarak çalıştığını, bu ortağın ortaklık yapısından çıkmasından sonra davacının hiçbir çalışması olmadığını ve fiilen davalı şirkette çalışmamasına karşın sehven ücretinin ödendiğinin tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; davacıya ait hizmet cetvelinde değişik işyerlerinden bildirimlerin bulunduğu görülmesine karşın, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek, davacının 01.11.1990-30.09.2010 tarihleri arasında fiilen ve kesintisiz olarak davalı işverenlik işçisi olarak çalıştığı kabul edilmiştir.
Celbedilen … Hizmet cetveli ve sigorta kayıtlarında, davacının talep konusu tarih aralığında; 01.11.1990-1992/2.dönem arası … … … ve Müş.Ltd.Şti., 05.07.1992-31.07.1992 arası … … ve Danışmanlık Ltd.Şti., 01.08.1992-31.03.2004 arası … … …, 01.04.2004-30.12.2004 arası … … Muhasebeci Mali Müş.Ltd.Şti., 07.01.2005-31.01.2006 arası … … Muhasebeci Mali Müş.A.Ş. (davalı şirket), 01.02.2006-30.09.2006 arası … … …. ve Serbest Muhasebeci Mali Müş.A.Ş., 01.10.2006-30.09.2010 arası …. …. Muhasebeci Mali Müş.A.Ş. (davalı şirket) ünvanlı işyerlerinden kayden sigortalı gözükmektedir.
… … …. ve Serbest Muhasebeci Mali Müş.A.Ş.ile davalı firma arasında organik bağ bulunduğu, her iki firmanın da …. adlı gruba bağlı olduğu davacı vekilinin 12.01.2012 günlü dilekçe ekinde sunduğu internet çıktısında yer alan bilgilerden anlaşılmaktadır.
Dolayısı ile davacının, 05.01.2005-30.09.2010 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmasından davalı şirketin sorumlu olduğu noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır.

Ancak, 05.01.2005 tarihinden önceki dönemde … bildirilen işyerleri ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişki (işyeri devri, organik bağ vs) ve davacının 05.01.2005 tarihinden önceki … şekli araştırılıp, netleştirilmeksizin, 05.01.2005 tarihinden önceki çalışmalardan da davalının sorumlu olduğunun kabulüne hükmedilmesi hatalıdır.
05.01.2005 tarihinden önce … bildirilen işyerlerine ilişkin ortaklık yapısını da gösteren ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, davacının bu tarihten önceki … şekline ilişkin (özel makam şoförlüğü yapıp yapmadığı, ne şekilde çalıştığı, fiilen ne iş yaptığı ve işvereninin kim olduğu vb) beyanları alınmalı ve hizmet süresi somut bir biçimde tespit edildikten sonra davalının sorumlu olduğu alacaklar, bu hizmet süresine göre hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı 20.04.2015 tarihli ıslah dilekçesinde, talep ettiği alacak kalemlerini brüt miktarlar üzerinden ıslah etmiş olup, alacakların net miktarlar üzerinden hüküm altına alınması isabetsizdir.
4- Ayrıca davacı 08.03.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile dava açılmadan önce davalıyı 15.03.2011 tarihinde temerrüde düşürmüş olup, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları yönünden hüküm altına alınan miktarların tamamının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava ve ıslah ayrımı yapılması da isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.