YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5379
KARAR NO : 2014/9467
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2013 tarih ve 2010/664-2013/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı şirket tarafından … Genel Müdürlüğü’ne verilmesi gereken 17.870 TL’lik teminat mektubu karşılığında müvekkillerinin taşınmazlarına davalı lehine ipotek konulduğunu, bunun üzerine bankanın 16.09.1997 tarihinde teminat mektubu düzenlediğini, bu mektubun 10.11.1999 tarihinde nakde çevrildiğini, daha sonra davalı bankaya başvurduğunda kefaletiyle ilgisi bulunmayan 9.440,00 TL tutarındaki teminat mektubunun iadesinden sonra ipoteklerin fek edileceğinin söylendiğini, teminat mektubunun bankaya iade edildiği halde banka kayıtlarından düşülmediğini, ipoteklerin çözülmesi için verdiği teminat senetlerinin icraya konu edilerek bankaca haksız yere 7.640,00 TL tahsilat yapıldıktan sonra ipoteğin fek edildiğini, haksız tahsil edilen 7.640,00 TL’nin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu edilen işlem ve kayıtların üzerinden on yıllık sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını, davalının kefaletinin asıl borçlunun kullandığı ve kullanacağı kredileri kapsadığını, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kıymetli evrak niteliğinde bulunmayan teminat mektubunun iadesi olgusunun maddi bir vakıa olması nedeniyle her türlü delille ispatlanabileceği, somut olayda teminat mektubunun muhatap tarafından 13.04.1999 tarihinde lehdara teslim edildiğinin anlaşıldığı, ancak ortada banka kaydı bulunmadığından muhatap …’ın bankaya bildirimde bulunduğu 24.06.2002 tarihinin mektubun iade tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu tarihten sonra bankanın yaptığı ve haksız olduğu anlaşılan meblağın davacı tarafça istenebileceği, ayrıca iade tarihi olarak kabul edilen tarih ile dava tarihi arasında on yıllık sürenin geçmediği, dolayısıyla zamanaşımının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.382,40 TL asıl alacak, 2.620,82 TL faiz olmak üzere toplam 6.003,22 TL alacağın davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 89,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.