Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/1752 E. 2017/21569 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1752
KARAR NO : 2017/21569
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, hırsızlık
HÜKÜM : Sanıklar … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan … ile suça sürüklenen çocuk hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçlarından beraatlerine
Sanık …’ın TCK’nın 141/1, 62, 53/1, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyetine

Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan sanık … ile suça sürüklenen çocuğun, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık …’ın beraatlerine, hırsızlık suçundan sanık …’ın mahkûmiyetine ilişkin hükümler katılanlar vekilleri ile sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… şubeleri arasındaki kurye işlemlerini ihale yoluyla özel firmalara verildiği, Ümraniye genelindeki kurye hizmetleri için de sanık …’nun çalışanı olduğu, … isimli taşımacılık firması ile sözleşme imzalandığı, bu kapsamda sanık …’nun sevk ve idaresindeki 34 JMS 78 plaka sayılı araç ile … şubelerini dolaşıp tahsil edilen paraları topladığı, olay günü sanık …’nun hasta olduğu gerekçesi ile şubeleri dolaşıp tahsil edilen paraları toplamaya gitmediği, onun yerine yardımcısı olan ve yaşı küçük olduğu için evrakı ayrılan …’yü görevlendirdiği, aracı kullanması için de sanık …’a anahtarını verdiği, dört şubeyi dolaştıktan sonra …’nün en son gittikleri şubeden paraları almak için araçtan inmesini fırsat bilen sanık …’ın toplanılan 131.200,00 TL ve 500 Amerikan Doları ile birlikte kullandığı araçla olay yerinden uzaklaştığı, yapılan araştırmalarda sanık …’ın diğer sanık … ile birlikte 34 DK 3821 plaka sayılı aracı suça konu paralar ile satın aldıklarının iddia edildiği somut olayda;
1- …A.Ş vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Anılan suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi …A.Ş’nin bu dava yönünden katılma hakkı bulunmadığından ve usulsüz verildiğinden dolayı hukuken geçersiz olan müdahillik kararının anılan hükümleri temyiz etme hakkı vermeyeceğinden şikayetçi kurum adına vekilinin vaki temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanık …’nun hasta olduğu için yardımcısı … ile birlikte dolmuş şoförlüğü yaptığı zaman muavinliğini yapan sanık …’dan paraları toplamalarını istediğine yönelik savunması ve diğer sanık …’ın toplanılan paranın 60.000,00 TL’sini çaldırdığını, geri kalan paraları ise harcadığını, sanık …’nun olup biten ile bir alakasının olmadığını söylemesi, suça sürüklenen çocuk …’nün ise son şubeden çıktığında sanık …’ın araç ile birlikte ortadan kaybolduğunu görüp diğer sanık …’nu arayarak durumu bildirmesi, aracın daha sonra kolluk görevlilerince terk edilmiş vaziyette bulunması karşısında sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’nün …’ın eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçisi ile verilen beraat hükümlerinde bir isabetsilik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin olarak katılan vekili ile sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, söz konusu aracın kendisine ait olduğunu, aracı haricen satın aldığı ve herhangi bir sözleşme yapmadığına dair beyanının aksine parayı sanık …’dan aldığını gösterir herhangi bir belgenin bulunmaması, sanık …’ın tutanak başlıklı kolluk görevlilerince düzenlenen evrakı imzalayıp aracı suçtan elde ettiği para ile satın aldıklarına dair sorgusunda tekrar etmediği müdafiisiz beyanı dışında herhangi bir delil bulunmadığı gözetilip kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş, bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak katılan vekilinin suçun vasfına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’ın suça konu paraları alıp kaçtığına dair ikrarı, diğer sanıkların beyanları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar kapsamına göre; suça konu paraların ilgili …şubelerinden daha önce de iş sahibi olan sanık … ile birlikte çalışan suça sürüklenen çocuk … tarafından teslim alındığı, sanık …’ın paraların alınıp merkez şubeye teslimi konusunda bir görevi olmadığı gibi, suça sürüklenen çocuk tarafından da kendisine söz konusu paraların emanet edilmeyip sadece araçta bulundurulduğu, sanığın sadece şoförlük yaptığı, suça konu paraların zilyedliğini devralmadığı gözetildiğinde eyleminin hırsızlık suçuna vücut verdiğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir, ancak,
Sanığa yüklenen hırsızlık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.