YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3152
KARAR NO : 2017/5201
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2015/146-2015/798 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan … ve … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile … A.Ş. … Şubesine 15.000,00 TL mevduatını 31/08/1999 tarihinde vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedellerinin ödenmediğini, müvekkilini kasıtlı olarak off shore bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının müvekkillinin ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL’nin 10/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Bank A.Ş. vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
İhbar olunanlar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tüketici olup, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanması sebebiyle, dava tarihi de gözetildiğinde davanın 6502 sayılı Kanun’un 3/K-L ve 73. maddeleri gereğince tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, davanın görevsizlik nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, kararın kesinleştiğinde ve talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili … Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan … ve … vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan … vekilinin 16/02/2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan …’a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan …’ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere ve her ne kadar …’nin fer’i müdahale talebi hakkında mahkemece bir karar verilmemiş ise de, bu hususta görevli mahkemece yapılacak yargılama ile karar verilmesinde herhangi bir engel bulunmadığından anılan eksiklikliğin bozma sebebi sayılmamış olmasına göre, davalı … Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Bank A.Ş. vekili ile ihbar olunan … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden ihbar olunan …’den harç alınmasına yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.