YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4054
KARAR NO : 2017/5954
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2014/347-2015/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticaret hayatına 1985 yılında … tarafından kurulan “…” unvanı ile başladığını, 2003 yılı itibari ile “… İMALAT İTHALAT LTD. ŞTİ.” ticaret unvanı ile “….” işleri kapsamında ticari faaliyetlerini devam ettirdiğini, şirketin …’de “temizlik kimyasalları dozajlama sistemleri” alanında … anlamda üretim yapan ilk ve tek firma olduğunu, kuruluş tarihinden beri imalatını yaptığı tüm ürünlerde “…” markasını aralıksız ve yoğun bir şekilde kullanmakta olduğunu, davalı şirket adına tescil edilen markaların, müvekkili şirkete ait marka ile hiçbir şekilde benzerlik taşımadığını, iki marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı gibi karıştırılma ihtimalinin de olmadığını, davalı şirketin müvekkili şirket marka tescil talebine itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, TPE YİDK’nun müvekkili şirket aleyhine vermiş olduğu kararın iptalini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının dava konusu “…” ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet olarak kullanılan “…”, “…” , “… şekil” “…” ibareli markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, … ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanı olduğunu, … ibaresinin tanınmış marka statüsünde olduğunu, tanınmış markalar listesinde olduğunu, söz konusu ibarenin davalı şirketin kök markası olduğunu, … ibaresi esas alınarak çok sayıda marka tescillerinin bulunduğunu, seri markalar oluşturulduğunu, davacı şirketin başvuruda bulunduğu … ibaresi ile davalı şirketin kök markası … arasında sadece bir harf farklılığı olduğunu, bu farklılığın da yazılış, okunuş, görsel, işitsel ve telaffuz yönü ile ayırt ediciliği sağlayacak düzeyde olmadığını, davacı şirket başvurusu olan … ibaresinin, davalı şirket markalarının bir serisi, uzantısı gibi algılanmakta olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya ait dava konusu 2011/118174 “…” ibareli marka ile davalıya ait “…” ibareli markaların aynı emtialarda tescil edilmek istenildikleri ve yine işaretler arasında görsel, anlamsal ve işitsel benzerliğin mevcut olduğu, ortalama tüketicinin söz konusu işaretler ile karşı karşıya kaldığında iltibasa düşme tehlikesinin mevcut olduğu, her iki markayı en azından iktisadi veya idari olarak ilişkilendirebileceği ve dolayısıyla bu durumun 556 s.KHK 8/1-b maddesi çerçevesinde karıştırılmaya yol açacağı, somut davada 556 sayılı KHK 8/4 maddesinin uygulanmaya yeri olmadığı, davacının markayı davalıdan daha önceden veya uzunca yıldan beri kullanmakta olmasının, 556 sayılı KHK 8/1-b engelini aşarak tescil hakkı sağlamayacağı, gerçek hak sahipliğine dayalı iddianın kendi başvurusu yönünden 8/1-b engelini aşması ve tescil sağlaması için bir hak sağlamadığı, bu nedenle iptali talep olunan YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı ve söz konusu kararın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.