YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5842
KARAR NO : 2017/5051
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/09/2014 tarih ve 2014/51-2014/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, ek kararı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından iş makinesinin makine kırılması sigortası ile sigortalandığını, davalı şirkete sigortalanan iş makinesinin 20.06.2009 tarihinde şantiyelerinde çalıştığı sırada arızalandığını, makinenin yetkili servise gönderildiğini, müvekkili tarafından hasar ihbarı yapıldığını, müvekkilinin arızalanan iş makinesinin onarımı için 20.724,44 TL ve iş makinesinin yetkili servise nakil edilmesi için 1.500,00 TL ödediğini ileri sürerek yapılan ödemelerin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, makinenin normal kullanım sonrası yeterli bakım ve tamir yapılmadığı için bozulmuş olduğu, dava konusu makine ile ilgili poliçe teminatının 3. maddesi gereğince makinenin normal işlemesinden kaynaklanan aşınma ve tedrici bozulmalarından mütevellit maddi ziya ve hasarların poliçe kapsamının dışında olduğu, davanın reddine karar vermek gerektiğine gerekçede yer verilmiş isede hüküm kısmında davanın kabulü ile … 11. İcra Müdürlüğünün 2013/15774 Esas sayılı dosyasının kaldığı yerden devamına, esas alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararda çelişki olduğu gerekçesiyle tavzih talebinde bulunulmuş, mahkemece ek karar ile talep konusunun temyiz kapsamında olduğu gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, ek kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, 03.09.2015 tarihli tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın bozulmasını istemişse de, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm emyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, iş makinesinin arızalanması sonucu onarımı için müvekkili tarafından ödenen bedelin davalı … tarafından karşılanmadığını ileri sürerek zararın tazminini talep etmiştir. Ancak mahkemece, alacak davası şeklinde görülen davada gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacının taleplerinden farklı olarak icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacının talepleri ile ilgisi olmayan bir konuda karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, 04.09.2014 tarihli celsede davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin gerekçeli kararında da davanın reddi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen çelişkili bir şekilde hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, 04.09.2014 tarihli kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.