YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21926
KARAR NO : 2017/24049
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığın suçunu inkar etmesi, kızı ve eşinin sanığın tehdit etmediğine ilişkin beyanları karşısında, olay yerinde boş kovan ve mermi çekirdeği araştırması yapılmadan, suça konu silahtan atış yapılıp yapılmadığı tespit edilmeden, sanığın el svap izleri alınıp incelenmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması dikkate alınarak;
1-Sanığın eşi olan tanık … ve kızları olan Emel ve Sibel Tanrıverdi’nin sanığın olayda tabanca ile ateş etmediğini belirtmeleri, sanığın komşusu tanıklar …, …., ….’in olay sırasında silahla ateş edildiğini duymadıklarına dair ifadeleri, soruşturma aşamasında dinlenen …’ın silah sesi duyduğuna dair sanık aleyhine beyanları ile katılan …’un kiracısı olan tanık …, katılanın işçileri olan …, … ve katılan’ın oğlu …’nin sanığın olay sırasında silahla ateş ettiğine dair ifadeleri karşısında, hangi tanık beyanlarının hangi nedenle diğerlerine üstün tutulduğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)- Sanığın, kardeşi Durdu’nun evine yaklaşık onbeş kişilik bir grubun gittiğinin Durdu’nun eşi Sebahat tarafından sanığa bildirilmesi üzerine olay yerine gittiği, burada müşteki …’ün kendisine sopa ile vurarak yaraladığına dair beyanının tanıklar Nevin ve Sibel Tanrıverdi tarafından da doğrulanması, aynı olay nedeniyle daha önce sanık hakkında müşteki …’e karşı yaralamaya teşebbüs eyleminden görülen dava sonucunda Ordu 2.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2008/151 E.2011/610 K. ve 01.06.2011 tarihli, kararın temyizi üzerine Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 2012/18514 Esas, 2015/19727 sayılı karar ile onanan hükümde, sanığın müşteki …’e karşı yaralamaya teşebbüs eylemi nedeniyle haksız tahrik hükmünün uygulanması karşısında, bu dosya da getirtilip incelendikten sonra, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak TCK’nın 29.maddesindeki haksız tahrik hükmünün sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b)TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının belirtilmemesi,
c)- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.