YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14183
KARAR NO : 2017/12772
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kesinleşen Takip Nedeniyle Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı eski malik ile akdedilen 25.03.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 21.05.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 9.600,00 USD kira alacağının tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 17.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe süresinde itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, borçlu takibe itiraz etmediği gibi 30 günlük yasal süre içerisinde takip konusu kira borcunu da ödemediği, bu nedenle temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Borçlu davalıya gönderilen ödeme emri 17.06.2015 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21.maddesi uyarınca muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili cevap ve temyiz dilekçelerinde, ödeme emri tebliğinin usulüne uygun yapılmadığından müvekkilinin icra takibinden haberdar olamadığını savunmuş ve usulsüz tebligatın iptali için… 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/888 esasında dava açtıklarını bildirmiştir.
Dairemizce 16.05.2017 tarihli geri çevirme kararı ile… 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/888 Esas sayılı şikayet davası sonucunda verilen kararın kesinleşmiş onaylı bir örneğinin dosya içersine alındıktan sonra gönderilmesi için dosya geri çevrilmiş, ancak dosyanın temyiz edilmiş olduğu bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda ödeme emrinin iptaline ilişkin mahkeme kararı kesinleşmediğinden temerrüt olgusunun gerçekleştiği kabul edilemez. Davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp usulsüz tebligatın ve takibin iptalini istediğine göre, mahkemece açılan şikayet dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekli olup, karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.