YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3432
KARAR NO : 2017/5597
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/04/2015 tarih ve 2014/518-2015/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 29.05.1998 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğunu, acentenin sözleşmenin 22. maddesinde düzenlenen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden sözleşmenin 02.05.2003 tarihinde feshedildiğini, ileri sürerek 65.213,52 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkili tarafından davalı …’ya verilen vekaletname gereğince acentelik sözleşmesinin imzalandığını, bu vekaletin sadece şirket işleri için verildiğini ve şahsi kefalet için vekalet verilmediğini, dolayısıyla acentelik sözleşmesine atılan müvekkilinin şahsi kefil olarak yer aldığı imzanın geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu acentelik sözleşmesinde davalı …’in şahsi kefaleti bulunduğu, bu kefaletin davalı …’ya verilen vekalet yoluyla oluşturulduğu, davalı tarafından verilen vekaletnamenin şahsi kefaleti kapsamadığı, halin icabından da davalı …’in şahsi kefalet amacı ile hareket etmediği, bu nedenle davalı …’in kefaletinin geçersiz olduğu, diğer davalılar aleyhine açılan davanın işlemden kaldırıldığı ve yasal süresinde yenileme talep edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı … yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı … aleyhine açılan davanın esastan reddine ve diğer tüm davalılar yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, mahkeme tarafından verilen ilk karar davalılar …, … ve … tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce temyiz edenler yararına bozulmuştur. Başka bir deyişle, mahkemenin 26.04.2007 tarihli ilk kararı, bu kararı temyiz etmeyen davalılar … Hizmetleri A.Ş., …, … ve … yönünden kesinleşmiştir. Bu durumda, mahkemece, tüm bu hususlar gözetilerek davalılar … Hizmetleri A.Ş., …, … ve … yönünden kararın kesinleşmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, bu davalıları da kapsar şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.