Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42564 E. 2017/23438 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42564
KARAR NO : 2017/23438
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı; davacının Köy Hizmetleri … Bölge Müdürlüğü işçisi iken kuruluşun kapanması ve özel idarelere yetki ve personel devri ile geçen ve daha öncesinde de yol iş sendikasına üye bir personel olduğunu, daha önceleri geçici ve mevsimlik işçi statüsünde çalışırken 02/02/2001 tarihinde kadroya geçirildiğini, bu tarihe kadar geçmiş dönem çalışmalarına ilişkin kıdem ve kademelerinin derecesine yansıtılmadığını iddia ederek 2001 yılı şubat ayından itibaren kıdem derecelerinin belirlenmesi ile eklenecek kıdem ve derece katsayısı üzerinden ücretlerinde doğacak farkların ödenmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın esastan ve görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 7. H.D. 2016/13101 E. 2016/12014 K sayılı dosyada yapılan incelemede “Somut olayda; davacı, mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi de dikkate alınmak sureti ile derece ve kademesinin tespitine ve buna bağlı olarak ücret farkı, akdi ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı ve yıpranma prim farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.mahkemece davacı vekilinden her bir alacak için ne miktar talepte bulunduğu hususu açıklattırılarak her alacak yönünden hüküm altına alınan miktarı belirterek ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken toplam miktar üzerinden hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir. Ayrıca ilave tediye alacağı kaynağını 6772 sayılı Yasa’dan alan bir alacak olup yasada açık bir düzenleme bulunmadığından, bu alacağın talepte dikkate alınarak yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken doğrudan en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi hatalıdır” gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece ilave tediye alacağı kaynağını 6772 sayılı Yasa’dan alan bir alacak olup yasada açık bir düzenleme bulunmadığından, bu alacağın talepte dikkate alınarak yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken doğrudan en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi hatalı olmuştur. Bu husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararda hükmün fıkrasının 3.bendinin tümden çıkarılarak yerine;
“3-Akdi ilave tediye farkı alacağı talebinin Kısmen Kabulü ile 1.346,55TL’nin (brüt) 150,00 TL’sinin 12/07/2013 dava, bakiyesi olan 1.196,55TL’sinin 17/01/2014 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz oranını aşmamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.
Akdi İlave Tediye farkı alacağı talebine yönelik fazla talebin reddine.” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.