Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/3684 E. 2017/5481 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3684
KARAR NO : 2017/5481
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaz üzerinde yer alan 4.kattaki daireye el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Çekişme konusu 385 ada 7 parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazın davacı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet olarak kayıtlı olduğu, üzerinde binanın bulunduğu ve binanın 4. katındaki dairesinde davalının oturduğu, çekişme konusu yer bakımından taraflar arasında harici satış sözleşmesi düzenlenerek, davacının dava konusu yeri haricen davalıya sattığı anlaşılmıştır.
Bilindiği ve TMK’nın 693.madde son fıkrasında düzenlendiği üzere paydaşlardan her biri bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.
Tapulu taşınmazların haricen satışı mülkiyet yönünden satın alana bir hak bahşetmez ve bu harici satışa hukuken değer verilemez.
Öte yandan 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış parası kendisine verilmeyen taraf, ödediği para iade edilinceye kadar yararlandığı ürünlerin bedelini ve ecrimisil ödemekle yükümlü değildir. Bu açıklamalar karşısında ecrimisil isteminin reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalının ödediği harici satış bedeli üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmesi gerekirken, değinilen bu hususun göz ardı edilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.