Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3177 E. 2017/6256 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3177
KARAR NO : 2017/6256
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2015 gün ve 2013/260-2015/16 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2015 gün ve 2015/6213-2015/13576 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin 04/01/2011 tarihinde, “…” ibareli 9, 11 ve 17. sınıftaki ürünleri içeren, 2011/398 no’lu marka tescil başvurusuna davalının yaptığı itirazın Markalar Dairesi tarafından kısmen kabul edilerek müvekkili başvurusunun kısmen reddedildiğini, davalının başvurunun tümden reddi istemiyle yeniden itirazda bulunduğunu ve TPE YİDK’in itirazı kabul ederek müvekkilinin başvurusunun tümden reddedildiğini oysa, başvuru konusu işaretle davalının kullandığını bildirdiği işaretlerin bütünsel olarak analiz edildiklerinde görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, ortalama tüketicilerin veya yararlanıcıların bu markaların farklı olduğunu derhal ve hiç düşünmeden anlayabileceğini, davalının Türkiye’de marka tescilinin ve “mannesmann” ibareli markayı taşıyan ürün ve hizmet ticaretinin bulunmadığını, bu işareti taşıyan marka tescil başvurusunun …’da müvekkili başvurusundan sonra yapıldığını, davalı ile müvekkili arasında “mannesmann” markalı malların ticaretine ilişkin bir ilginin bulunmadığını, sadece başka bazı markaları taşıyan malların ticaretine ilişkin irtibat olduğunu, ülkesellik prensibi uyarınca başvurunun tesciline davalının itirazının haksız olduğunu, sunduğu belgeler yabancı dilde olup, tercümeleri de sunulmadığından değerlendirmeye alınamayacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2013/M-4813 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.