YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2919
KARAR NO : 2017/5227
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.10.2015 tarih ve 2014/1410-2015/967 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının 14/11/2007-02/08/2010 tarihleri arasında müvekkili işletmesinde boya üretim renk laboratuvarında renk teknisyeni olarak çalıştığını, hiçbir geçerli sebep bulunmaksızın işten ayrıldığını, işten ayrılır ayrılmaz aynı sektörde rakip firmada işe başladığını, davalının müvekkilinin müşterilerini tanıdığını ve ticari sırlarına vakıf olduğunu, iş sözleşmesinde de işçinin işten ayrıldıktan sonra 2 yıl içerisinde aynı iştigal alanında iş yapan … veya … bölgesindeki bir iletmede çalışamayacağının düzenlenmiş olduğunu, bu rekabet yasağının ihlali halinde 1 yıllık maaşın cezai şart olarak ödeneceğinin belirlendiğini ileri sürerek davalının son 1 yıllık maaşı olan 14.520 TL cezai şartın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; yeni iş yerindeki pozisyonu ile davacı iş yerindeki pozisyonun farklı olduğunu, davacı işverenin mağduriyetinin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edilmiş olduğunun kabulü için işçinin, işverene ait müşteri çevresine veya iş sırlarına nüfuz etme imkanına sahip olması yeterli olmadığı, bu bilgilerin işçi tarafından kullanılması sonucunda işverenin önemli bir zarar uğrama ihtimali veya zararının gerekli olduğu ancak önemli bir zarar uğrama ihtimaline ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve rekabet yasağının sözleşme hükmünün sınırı itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanununun 349. madde hükmüne uygun olmadığından geçersiz bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.