YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8911
KARAR NO : 2017/5160
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2015 tarih ve 2012/629-2015/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı … Anonim Ortaklığı’na ait sondaj kulesi ve edevatının, davalı … Tic. Ltd. Şti. ve alt nakliyeci olan diğer davalının sorumluluğunda … … mevkiinden … … … kuyusuna … plakalı çekici ve … plakalı yarı römork ile 07/12/2011 tarihinde taşındığı sırada … yönünden … yönüne doğru giderken yükün kayarak yere düşmesi sonucu hasar gördüğünü, 99.340,00 TL hasar bedelinin 04/07/2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalıların hasarın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğunu ileri sürerek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yüklenen motordan akan yağın zemini kayganlaştırdığını, uyarılara rağmen dava dışı … çalışanının ısrarı üzerine yükleme yapıldığını, ayrıca yüksek dorseli araca yükleme yaptırıldığını, dava dışı mal sahibinin birinci derecede kusurlu olduğunu, istenen miktarın fahiş olduğunu, taşınan motorun parçalarının önceden değişip değişmediğinin bilirkişi tarafından belirlenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların dava dışı …’ya ait sondaj kulesini taşımaları sırasında yükün kayıp düşmesi nedeniyle 66.036,47 TL zarar meydana geldiği, davalıların % 65 kusurlu olduğu, davacı şirketin sigortalıya 07/04/2012 tarihinde 99.340,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 42.923,70 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı sigortalısına ait emtianın davalı akdi taşıyıcı … Ltd. Şti. sorumluluğunda diğer davalı fiili taşıyıcı tarafından taşındığı anlaşılmaktadır. 04.09.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, hasarın herhangi bir kazaya karışmak suretiyle meydana gelmediği; hatalı yükleme, istifleme ve sabitlemeden ve aracın yüklemeye uygun kullanılmamasından meydana geldiği, taşınan emtianın yükleme anında veya sevki sırasında yakıt deposundan yakıt sızıntısı olabileceği düşünülüp buna bağlı kayma ihtimalinin göz önünde tutulması gerektiği, davacının sigortalısı ile davalı … Ltd. Şti. arasındaki 01.12.2011 tarihli sözleşme gereği yükleme ve yükü bağlama sorumluluğu adı geçen davalıya ait ise de, bu işin davacı sigortalısının teknik bir elemanının sorumluluğunda titizlikle yerine getirilmesi gerektiği belirtilerek, davacının sigortalısına % 35 oranında, davalılara da % 65 oranında kusur izafe edilmiş; son olarak alınan raporda da aynı görüşe itibar edilmiş olup, mahkemece de bu kusur oranları üzerinden hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, dava dışı sigortalı … ile davalı akdi taşıyan … Ltd. Şti. arasında akdedilen 01.12.2011 tarihli sözleşme gereğince, araç üzerine yükün yerleştirme, bağlama ve çözme işlerinin davalının yetkili elemanının sorumluluğunda yine davalı elemanları tarafından yapılacağı, yükün davalı tarafından bağlanacağı, …’nun ise yükün sabitlenmesinden kaynaklanan zararlardan sorumlu olmadığı, nakliye sırasında malzemenin hasar görmesinden ve doğacak bütün zarar ve ziyandan davalının sorumlu olacağının düzenlendiği anlaşılmakta olup, bu durumda anılan sözleşme hükümleri göz önünde bulundurularak, dava dışı sigortalı …’nun sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken, dava dışı sigortalıya % 35 oranında kusur izafe edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.