YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2990
KARAR NO : 2017/8164
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1, 51/1-3, 53/6. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın idaresindeki araç ile gece vakti, saat 00.40’da, tek yönlü, üç şeritli ve sola virajlı yolda seyir halinde iken, önündeki aracın sağ taraftaki kokoreç dükkanına ait otopark yerine girmeye çalıştığı sırada, bu araca arkadan çarptığı ve 92.5 metre sonra, fren izi olmadan durduğu olayda; sanığın olaydan 40 dakika sonra alınan alkol raporunda 0,74 promil alkollü olduğu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi yerleşik uygulamalarına göre vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil düştüğü de dikkate alındığında, sanığın olay anında 0,84 promil civarında alkollü olacağı, sanığın ve araç içindeki nitelikli şekilde yaralanan eşinin tüm aşamalarda değişmeyen ifadelerinde aracın arka koltuğunda olan köpeğin öne geçmek üzere hareket etmesi üzerine, sanığın arkaya baktığı sırada, öndeki araca çarpması şeklinde olayın gerçekleştiği, tespit edilen alkol miktarı dikkate alındığında, sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine ve dışa yansıyan davranışlarına ilişkin bir tespite de dosya içinde yer verilmediği gibi, kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla; kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelmediği ve bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3 maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Olay nedeni ile nitelikli şekilde yaralanan sanığın eşi …’nın şikayetçi olmaması, katılan …’ın ise olay sonrası hastanede alınan 27.06.2014 tarihli ilk beyanında olay nedeni ile şikayetçi olmadığını beyan ettiği, müştekinin yüzde sabit iz olacak şekilde yaralandığı olayda; müştekinin kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğu, iradesinin fesada uğratıldığına dair dosyaya bir bilgi ve belge sunulmadığı dikkate alındığında, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağı ve söz konusu taksirle yaralama eylemi nedeniyle kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, sanığın eyleminin 2918 sayılı yasanın 48/7.maddesi delaleti ile TCK’nın 179/3-2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında kaldığı ve TCK’nın 179/3-2. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde TCK’nın 89/4, 22/3. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup , sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.