Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/8789 E. 2014/16065 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8789
KARAR NO : 2014/16065
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2013 tarih ve 2013/156-2013/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde davalı bankaya ait POS makinesini kullandığını, 18.12.2005 tarihinde zeytin almak isteyen kişilerin müvekkilinin dükkanına gelerek talepte bulunduklarını ve sonrasında bu kişilere 10.000 TL tutarında zeytin satıldığını, satış bedelinin kredi kartı ile tahsil edilmesi amacıyla müvekkili tarafından kartın POS cihazına takıldığını, davalı banka tarafından ilk önce işleme onay verilmediğini, ancak daha sonra onay verildiğini, buna karşın sonradan söz konusu tutarın müvekkilinin hesabına geçmediğini öğrendiklerini, olay nedeniyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 9.800 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, söz konusu işlemin işyeri ciro ortalamasının oldukça üzerinde olması nedeniyle şüpheli karşılanarak, işyeri hesabına bloke konduğunu, kart çıkaran banka ile teyit çalışması yapıldığını, charge back sürecinin sonunda bloke konulan işlem tutarının kart çıkartan bankaya iade edildiğini, Üye İşyeri Sözleşmesi’nin 4.8. maddesi uyarınca üye işyerinin şüpheli bir durum halinde, POS üzerinden otorizasyon alınsa dahi, bankanın otorizyon merkezinden parola olarak “kod 10” mesajını söyleyerek işlemde kullanılan kartın gerçek kart hamili tarafından kullanılıp kullanılmadığını kontrol ve tespit etmekle yükümlü olduğunu, işlem tutarının gerek günlük işlem hacminden gerekse de ciro ortalamasından yüksek olmasına karşın davacı tarafca sözleşmenin bu hükmünün ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapilan yargılama neticesinde, davacının Üye İş Yeri Sözleşmesi’nin 4.8. maddesinde öngörülen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusuru ile işlem yaptığı, bu miktar zeytin satışının perakende satış olmayıp toptan satış olduğu gözetildiğinde POS cihazı ile toptan satış yapılmasının da hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.