YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8756
KARAR NO : 2014/16062
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2012/703-2014/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 07.03.2012 tarihli ortaklar kurulunda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın usule, yasaya ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının muhalefetinin hukuka uygun olmadığını bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığını, alınan kararda kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, toplantıya tüm ortakların katıldığı, sermaye artırımı görüşmeye açıldığında, davacının muhalefet beyanında bulunduğu ve zapta geçirdiği, her ne kadar sermaye artırımı nedeniyle davacının hisse oranı düşmekte ise de zorunlu sermaye artırımına iştirak etmeyen ortağın sonuçlarına katlanması gerektiği, zira davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunduğu, davacının sermaye artırımına katılmak istediği yönünde bir beyanı da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, genel kurul toplantısının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK’nın 381/1. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti tutanağa geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 07.03.2012 tarihli sermaye artırımına ilişkin 3 nolu gündem maddesinin görüşülmesinden evvel olumsuz oy kullanacağını ve muhalefet ettiğini bildirmesine rağmen oylama yapıldıktan sonra ayrıca alınan karara muhalefet şerhi koymaması nedeniyle alınan kararın iptalini isteme hakkı bulunmamasına rağmen, mahkemece, yanlış değerlendirme ile peşin muhalefet geçerli sayılarak davanın esasına girilmek suretiyle davanın esastan reddine karar verilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibarıyla doğru olan kararın HUMK’nın 436/son maddesi uyarınca gerekçesi açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, HUMK’nun 436/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.