YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4986
KARAR NO : 2017/10309
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, çaldıkları aracı hakimiyet alanlarına sokmalarından sonra şüphe üzerine kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeden haklarında TCK.nın 35. maddesinin uygulanması ve mağdura ait aracın çalındığının anlaşılması karşısında, TCK’nın 61. maddesi uyarınca suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uygulanmış ise de, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 142/1-b ve 143. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu, suça sürüklenen çocuğun sabit kabul edilen eyleminden dolayı hakkında TCK’nın 142/1-b, 143 ve 31/3 maddelerine göre hüküm kurulduğu takdirde, sonuç ceza bir yılın üstünde hapis cezası olarak belirleneceğinden ve aksi hal suça sürüklenen çocuğun; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, suça sürüklenen çocuğa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, hükmolunması gereken sonuç ceza miktarı itibariyle, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımların uygulanma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 53/4. maddesi dikkate alındığında aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.