YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8517
KARAR NO : 2014/16067
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2013/87-2013/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafla yapılan sözleşme gereğince müvekkilinin … ve … stok sahası ile … ve … stok sahası arası nakledilecek toplam 770.000 ton kömür nakliyesi işini üstlendiğini, müvekkilinin … dahilinde yapılacak nakliye işinin daha karlı olması nedeniyle söz konusu sözleşmeyi imzaladığını, buna rağmen müvekkiline … nakliye işinin olması gerekenden daha az verildiğini, müvekkilinin çektiği ihtarnameden sonuç alamadığını ve … ve … işini zararına bitirdiğini ileri sürerek, sözleşmenin feshine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00TL menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme konusu işin …’ye ait olup müvekkilince ihaleye girilerek işin üstlenildiğini ve işin kömür nakliyesi kısmının bir bölümünün davacı şirkete sözleşmeyle verildiğini, sözleşmenin 7.3 maddesinde “İş programındaki iş miktarları kendi içinde değişiklik gösterebilecektir” hükmü doğrultusunda, işverenin (…) iş programında değişiklik yapma yetkisine sahip olduğunu, davacı şirketin tacir olduğunu, sözleşmeyi kendi özgür iradesiyle imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin 7.3.maddede yer alan örnekli anlatımın davacının sözleşmeye aykırılık olarak dayandığı durumu kapsadığı, tacir sıfatını taşıyan davacının basiretli hareket etmesi gerekirken temenni ile hareket ederek beklentisinin doğmadığından bahis ile zarar isteyemeyeceğini, sözleşmeye aykırılık bulunmadığından fesih talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.