YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2383
KARAR NO : 2017/4770
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2015 tarih ve 2015/782-2015/825 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, buna rağmen davalıların Federal Almanya Cumhuriyeti Nürnberg-Fürth Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’ne müracaat ederek alacak davası açtığını, yapılan yargılama sonucunda davalıların yedindeki hisse senetlerinin iadesine karar verilmeksizin, toplamda 198.100,03 Euro’nun davacı şirketten tahsili yönünde hüküm kurulduğu, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de de tenfizine karar verildiğini, müvekkili tarafından toplam 389.524,22 Euro karşılığı olarak 913.357,00 TL ödeme yapıldığını, bu suretle davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek davalıların yedinde bulunan dava konusu edilen hisse senetlerinin bedelsiz olarak davacı şirkete aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; yabancı mahkeme kararında hisselerin davacıya iadesine dair bir hüküm bulunmadığını, sözkonusu yabancı mahkeme kararı tenfiz edilmekle taraflar arasındaki ilişkinin kesin olarak hükme bağlandığını, davacının hukuken bir talep ve dava hakkı olmamasına rağmen hisse senetlerinin kendilerine iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse senetlerinin dava açıldıktan sonra ancak ön inceleme duruşmasından önce 11/07/2013 tarihinde davalılar tarafından davacıya iade edildiği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı yedinde kaldığı iddia edilen hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkindir. Tenfize karar verilen ilamda taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden bahsedilmeyip haksız fiil hükümlerinin nazara alındığı, buna göre davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış bir istirdat davası olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle mahkemece işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün görev yönünden resen BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.