YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4140
KARAR NO : 2014/8662
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; marka ve patent vekili olan davalı şirketle müvekkili adına zeytinyağı kapsülleri patenti alınması için 27.06.2007 tarihli vekalet sözleşmesinin imzalandığını,ancak bu sözleşmenin şartlarının davalı tarafından yerine getirilmemesine rağmen davalının sözleşmeye dayalı olarak müvekkili aleyhine … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7464 esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını belirterek, sözkonusu sözleşmenin iptali ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından dava konusu sözleşme alacağının tahsili için başlatılan takibe davacı tarafın itirazı üzerine müvekkilince itirazın iptali davası açıldığını ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/11 E., 2009/155 K. sayılı dosyasında davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, aynı alacakla ilgili açılan menfi tespit davasının kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konusu alacak hususunda taraflar arasında daha önce mahkemenin 2009/11 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve bu yargılama sonucunda davalı … Patent Marka ve Fıkri Haklar Danışmanlık Organizasyon Ltd.Şti.’nin alacaklı olduğunun kabul edildiği, her ne kadar davacı taraf işbu davada taraflar arasındaki sözleşmenin gereklerinin karşı tarafça yerine getirilmediğini de ileri sürerek sözleşmenin feshini talep etmiş ise de, bu talebin itirazın iptali davasında ileri sürülmesi hakkı mevcut iken, bu hususların itirazın iptali davasında ileri sürülmeyip, ayrı bir dava ile ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin 2009/11 esas sayılı dosyasında görülen davanın kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, İİK’nun 72/4 maddesi gereğince asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.