YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/498
KARAR NO : 2017/19660
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın diğer sanık … ile ortak iş yaptıkları, sanıklar … ve …’ın diğer sanık …’e sattıkları mal karşılığında almış oldukları toplam 27500 TL bedelli sekiz adet senedi, katılandan aldıkları mal karşılığında katılana verdikleri, senetlerin zamanında ödenmemesi üzerine katılanın protesto çektiği ve senet borçlusu sanık … ve 1. ciranta … Hakkında icra takibi başlattığı takibin sanık … yönünden kesinleştiği, diğer sanık …’in ise imza itirazında bulunarak takibi kendisi yönünden durdurduğunun iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Dava konusu senetlerde borçlu olarak görünen …’nun borcunu ve imzasını kabul ettiği, adı geçen sanık yönünden senette bir sahteciliğin bulunmadığı ve hakkında devam eden bir icra takibi bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin sanığın üzerine atılı suçtan beraatine dair kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen eylemin suç olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık …’nun almış olduğu mal karşılığında söz konusu senetleri sanık …’a verdiği, sanık …’ın ise katılandan aldığı mal karşılığında söz konusu senetleri katılana kargo ile gönderdiği, birlikte ticaret yapan sanıklar … ve …’ın ticari ilişki neticesinde verdikleri senetleri ödememek için imzayı 3. kişiye attırıp icra takibi neticesinde imza itirazında bulunarak borcu ödemeden kaçındıkları, sanıkların baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek menfaat temin ettikleri eylemlerinde üzerlerine atılı basit dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşılmakla sanıklar hakkında mahkumiyetleri yönünde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.