YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7283
KARAR NO : 2017/4510
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2015 tarih ve 2014/321-2015/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirketlerin özel güvenlik hizmetleri sunduklarını, çalışanları adına ‘özel güvenlik mali sorumluluk sigortası’ yapmak zorunda olduklarını, davalı ile aralarında adı geçen sigortaları yapması hususunda anlaştıklarını, davalıya çalışanları işe başlamadan bir kaç gün önce bildirim yapıldığını, bu sayede çalışanların işe başlama tarihinde sigortalarının yapıldığını, müvekkil şirkette yeni bir çalışanın başladığını, her zamanki gibi bildirim yapılmasına rağmen çalışanın sigortasının işe başlama tarihinden iki gün sonra yapıldığını, bu nedenle kendilerine ceza kesildiğini ileri sürerek uğradıkları zararın ödeme tarihinden itibaren yürütülecek olan faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin Sompo Japan Sigorta A.Ş.’ın acentesi olduğunu, müvekkil şirketin tek taraflı fesihle acenteliğinin sona erdiğini, bu nedenle poliçenin düzenlenemediğini, zararın oluşmasından Sompo Japan Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava ihbar olunan şirket vekili; oluşan zarardan şirketlerinin sorumlu olmadığını beyanla davanın reddi ve müvekkil şirket adına hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin acentelik sözleşmesinin sona ermesini savunmasına rağmen bu tarihten sonra yetkili acente gibi poliçe düzenlemiş olması karşısında davacının zararından bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 154,08 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.