YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2838
KARAR NO : 2017/4894
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/424-2015/969 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların yöneticisi olduğu dava dışı …San. A.Ş’ye portakal sattığını, ancak bir kısım bedelini tahsil edemediğini, müvekkiline ödenmeyen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve itirazın iptali davasında müvekkilinin takip miktarı kadar dava dışı şirketten alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalıların şirket adına aldıkları portakalı şahısları için kullandıklarını ve satış bedellerini şirkete intikal ettirmediklerini, davalıların şirketi kötü yöneterek şirketin faaliyetine son vermesine sebep olduklarını, bu nedenle müvekkilinin alacağını şirketten tahsil edemediğini ve bu durumdan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 12.000 TL’nin ticari faiziyle birlikte doğrudan müvekkiline ödenmek üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacının alacağından sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının zararının şirket yöneticilerinin haksız eylemleri ile şirkete verdikleri zarar dolayısı ile davacının alacağını alamamasından kaynaklandığını, davacının zararının doğrudan zarar niteliğinde olmayıp dolayısı ile uğramış olduğu zarara ilişkin olduğu, bu nedenle alacaklı tarafından 6762 sayılı TTK’nın 309. maddesine dayalı olarak açılacak bu davada istenen tazminatın dava dışı şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiği, ancak davacının işbu davada talep edilen zararı doğrudan kendi adına talep ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.