YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26552
KARAR NO : 2017/15561
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/08/1996-11/06/2015 tarihleri arasında koordinatör olarak çalıştığını, iş akdinin personel fazlalığı gerekçe gösterilerek haksız yere feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini, kuruma bildirimlerinin eksik yapıldığını beyanla feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, 4 aylık ücret alacağı ile 8 aylık ücreti kadar işe başlatmama tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının yapmış olduğu işe ihtiyaç kalmadığını, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen “Davacının istihdamının, feshe gerekçe gösterilen ilgili sözleşme gereği sağlanmamış olduğu, davalı işyerinde çeşitli birimlerde komilik, garsonluk vs. işlerde çalıştığı, sözleşme hükmü gereği böyle bir pozisyonun oluşması üzerine davacının bu işe kaydırıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede davacının şoförlük veya beden işçiliği pozisyonlarında değerlendirilebileceği ve bu pozisyonların teklif edilmesinin önem kazandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf her ne kadar verdiği dilekçesinde havuz işçiliği pozisyonunun davacının kendisine teklif edildiğini ve kendisinin kabul etmediğini beyan etse de bunu ispatlayamamaktadır. Tutulan tutanak herhangi bir resmi kurum taahhütü ve tarihi içermediğinden ve davacı tarafta 08/02/2016 tarihli dilekçesinde böyle bir teklif almadığını beyan ettiğinden, ispat yükü çerçevesinde davalı tarafça tutulan tutanağın fesih esnasında düzenlendiğine ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır.” hususların dosyadaki belgelere usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal sürede başvurusuna rağmen işverenin işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi fesih şekli ve nedenleri dikkate alınarak takdiren işçinin 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşen 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
İşverence feshin geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası başlatma şartına bağlı olmayan ve sendikal tazminat niteliğinde olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde ise bu tazminatın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır. İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Dosya içeriğine göre davacının işyerindeki kıdemi 11 yıl 3 ay 6 gündür. Davacının bu kıdemine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 6 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının kıdemine göre 5 aylık ücreti oranında belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca temyiz edenin sıfatına göre belirlenen 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Alınması gereken 29,20 TL ilam harcından peşin alınan 27,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı vekili tarafından yapılan 55,40 TL başlangıç masrafları, 28,00 TL tebligat masrafı, 4,50 TL müzekkere masrafı ile 40,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 127,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avanslarının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 12.10.2017 tarihinde karar verildi.