Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/6507 E. 2017/4892 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6507
KARAR NO : 2017/4892
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2016 tarih ve 2015/364-2016/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı banka arasında ticari kredi sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşme çerçevesinde davalı bankadan değişik tarihlerde krediler kullandığını, kredi kullandırımı esnasında davalı banka tarafından müvekkilinden dosya masrafı ve benzeri isimler adı altında kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 2.539,60 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından kullanılan kredilerin ticari kredi olduğunu, müvekkili bankanın sözleşme gereğince ücret aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında ticari kredisi sözleşmeleri düzenlendiği, kredilerin kullandırımı esnasında davalı banka tarafından davacıdan fazladan 2.539,60 TL haksız kesinti yapıldığı, sözü edilen kesintinin 6098 sayılı TBK’nin 20. maddesinde düzenlenmiş olan genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 50,00 TL’nin dava tarihinden itibaren 2.489,60 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesi 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı için genel işlem şartları uygulanamayacak ise de temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 130,11 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.