YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3775
KARAR NO : 2017/11684
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.10.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak kiracı davalı muris … hakkında 07.11.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 02.10.2014 faiz başlangıç tarihli 7.986,00 TL kira alacağının faizi ve ihtar protesto bedeli ile birlikte tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu …’ye 18.11.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 24.11.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, bu borcun şahsına ait olmadığını, alacaklıya ait evden çıkarken alacaklıdan tahliye için 15 günlük süre istediğini, ancak alacaklının bu duruma karşı çıktığını, alacaklının buna istinaden ödemiş olduğu kira bedelini yasaya aykırı olarak takibe koyduğunu ileri sürerek borca ve takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı …’nin yargılama devam ederken 31.01.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacı vekili … mirasçılarına karşı davayı devam ettirmek istediklerini bildirmiş olup, bunun üzerine veraset ilamına göre davalı kiracının mirasçılarına dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir tebligat gönderilmek suretiyle davaya dahilleri sağlanmıştır. Ancak davalı mirasçılar cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmaya da katılmamışlardır.
Mahkemece, itiraz dilekçesinde takip dayanağı kira sözleşmesine, sözleşmedeki imzaya ve aylık kira bedeline itiraz edilmediğinden taraflar arasındaki dayanak kira sözleşmesi ve aylık kira bedelinin kesinleştiği, davalının itirazını borçlu olmadığı olgusuna dayandırmış olup, borçlu olunmadığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar mirasçısının vaki borca itirazının kaldırılarak takibin devamına, davalıların dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
-//-
Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamına göre kiracı davalı …’nin vefatı ile geriye üç mirasçısının kaldığı, bu mirasçıların davaya dahillerinin sağlanmasından önce mirası reddettiklerine dair Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açtıkları ve mahkemece mirasçılar …, Hazal Esaslan ve …’nin 31.01.2015 tarihinde vefat eden …’nin mirasını reddettiklerinin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mirasçıların mirası reddi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.09.2017 tarihinde oybiriliğiyle karar verildi.