YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2036
KARAR NO : 2017/9093
KARAR TARİHİ : 04.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı İleri Mesleki Öğr. Ltd. Şti vekili avukat…ile davacı …vekili avukat ….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile arasında 16/02/2012 tarihinde doğalgaz iş tesisatı boru döşeyicisi elemanı mesleğinde % 21 istihdam garantili kurs verilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, 96637 nolu kurs açıldığını, bu sözleşme gereği 5 kursiyerin davalı şirketçe istihdam edilmesi gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmediğinin anlaşılması nedeni ile kurs için yapılan ve ödenen 55.831,96TL’nin ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 54.133,04TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyizi yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen hüküm, karar tarihi (26.04.2016) itibariyle 2.190,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazları değerlendirildiğinde, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 2.772,75 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.