Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/6945 E. 2017/13866 K. 24.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6945
KARAR NO : 2017/13866
KARAR TARİHİ : 24.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı ve davacı idare vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz süresi geçen ve harcı yatırılmayan temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra davacı idare vekilinin temyizi yönünden yapılan inceleme de ise;
Arazi niteliğindeki ….Köyü, 470 parsel ile 481 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-Kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değeri belirlenirken Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre % 5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması gerekirken, bu oranın % 4 olarak kabulü ile fazla bedel tespiti
2-Dava konusu taşınmazın dosyaya yansıyan özellikleri ve bilirkişi raporlarında belirtilen nitelik ve özellikleri dikkate alındığında %150 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken, %200 oranında objektif değer artışı uygulayan bilirkişi raporu doğrultusunda fazla bedele hükmedilmesi,
3-Dava konusu taşınmazlardan kamulaştırmadan arta kalan 2259 m²’lik kısmının yüzölçümü ve geometrik durumu nazarı alındığında, bu bölümde değer kaybı olmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.