Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/26551 E. 2017/15562 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/26551
KARAR NO : 2017/15562
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde bireysel satış yöneticisi olarak çalıştığını, 13.07.2015 tarihinde iş verence herhangi geçerli bir hukuki sebep gösterilmeksizin ve feshe son çare olma ilkesine uymaksızın feshedildiğini belirterek, davacının işe iadesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret ve işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücretinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş ilişkisinin sonlanması konusunda her iki tarafın açık ve serbest iradeleri ile anlaştıklarını, 13/07/2015 tarihli iş sözleşmesinin taraflarının anlaşarak feshi ve bu feshin sonuçlarına ilişkin protokolle sabit olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, … Bankası Genel Müdürlüğü’nden 19/02/2016 tarihinde alınmış 31/07/2015 tarihinde maaş ödemeleri açıklaması ile 47.506,83 TL Temmuz 2015 ek ödeme açıklaması ile 4.993,00 TL ödeme yapıldığı görülse de ibraz edilen ikale sözleşmesinin fesih tarihi ile aynı tarihte düzenlenmiş olması, davacıya yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun ibraz edilememesi, yapılan ödeme kalemlerinin ayrı ayrı hangi alacak için hangi miktar olarak yapıldığına dair açıklama taşımaması, Borçlar Kanunu hükümlerine göre ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için fesih tarihinden itibaren en az 1 ay süre sonra yapılması gerekmesi hususları dikkate alındığında davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının aynı konum ile işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosyaya ibraz edilen “İş sözleşmesinin tarafların anlaşarak feshi ve bu feshin sonuçlarına ilişkin protokol” başlıklı belge incelendiğinde, akdin 31/07/2015 tarihinde sona ermesinin ve davacıya kıdem tazminatı olarak brüt 20.404,89 TL, sekiz haftalık ihbar tazminatı karşılığı olarak brüt 12,528,17 TL ve anlaşma gereğince anlaşma bedeli karşılığı olarak brüt 18.120 TL nin ödenmesinin kararlaştırıldığı ve davacının … Bankasındaki hesabına 31.07.2015 tarihinde “Maaş Ödemeleri/Temmuz 2015” açıklaması ile 47.506,83 Tl, 06.08.2015 tarihinde ise “Temmuz 2015/Maaş ek ödeme” açıklaması ile 4.993 TL yatırıldığı toplam 52,499,83 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla somut olayda işveren tarafından yapılan bir fesihten bahsediliez. Zira taraflar 13.07.2015 tarihinde imzalanan protokol ile 31.07.2015 tarihinde sonuç doğurmak üzere fesih konusunda karşılıklı anlaşmışlar, başka bir anlatımla ikale sözleşmesi imzalamışlardır.
Her ne kadar mahkeme kararında, ikale sözleşmesinin fesih tarihi ile aynı tarihte düzenlenmiş olması, davacıya yapılan ödemeye ilişkin banka dekontunun ibraz edilememesi, yapılan ödeme kalemlerinin ayrı ayrı hangi alacak için hangi miktar olarak yapıldığına dair açıklama taşımaması, Borçlar Kanunu hükümlerine göre ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için fesih tarihinden itibaren en az 1 ay süre sonra yapılması gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de taraflar arasında yapılan protokol iş akdinin feshine yönelik olup, ibranamenin geçerliliği için aranan fesih tarihinden itibaren en az 1 ay sonra yapılması şartı, tarafların karşılıklı olarak iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin ikale sözleşmelerinde aranmaz.
Bu itibarla taraflar arasında imzalanan iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin protokol gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi gereğince hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Peşin alınan harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 105,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Tarafların yatırdığı gider avanslarından kalan kısmın ilgilisine iadesine,
7- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 12/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.