YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14503
KARAR NO : 2017/10997
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan olarak vekalet ücreti yönünden hükmü temyiz eden kişinin yargılama konusu suçtan doğrudan zarar görüp görmediği ya da suçun mağduru olup olmadığı ve usulünce müracaat ederek katılan sıfatını kazanıp kazanmadığı belirlenmeli akabinde de sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuka uygun bulunup bulunmadığı denetlenmelidir. Katılanın temyizi yalnızca vekalet ücreti ile sınırlı olsa bile katılma koşulları ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün yerinde olup olmadığı araştırılmadan, hükümden ayrı ve sadece vekalet ücretine yönelik inceleme yapılamayacağından, temyiz incelemesinin esas incelemeyi kapsadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa sorgusu sırasında iddianamenin okunmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 191/3-b maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanığın söz konusu yerde hangi tarihten itibaren sayaçsız elektrik kullanmaya başladığı araştırılıp, elektrik kullanılmaya başlanılan tarih ile suç tutanağının düzenlendiği tarih arasında, kurulu güce göre kullanılması gereken elektrik miktarı ve vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin bilirkişiden rapor alındıktan sonra, 05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı TCK’nın madde 168/5. maddesi gereğince: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı vergiler dahil cezasız miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bu nedenle, sanığa makul bir süre verilerek ve bedelde belirtilmek suretiyle ” bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız kaçak kullanım bedelinin tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken rapor aldırılmadan ve yasal ihtarda bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, taksitlendirilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi durumunda kalan taksitlerin tamamının bir defada sanıktan tahsiline şeklinde karar verilmesi,
4-Kendisini vekille temsil ettiren katılan … yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/1. maddesi uyarınca, vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan …vekilin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.