YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6508
KARAR NO : 2017/4458
KARAR TARİHİ : 18.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/1228-2015/1047 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın …… Şubesinden 12/04/2005 tarihinde ve … Otokent Şubesi’nden 12/07/2013, 31/07/2013, 20/03/2014, 17/06/2014 tarihlerinde kredi kullandığını, bu kredilerin kullanımı sırasında kendisinden her bir kredi de farklı olmak üzere toplamda 4.750,00 TL masraf, kredi tahsis ücreti ve komisyon ücreti adı altında para tahsil edildiğini, tahsil edilen tutarın haksız olduğunu, ilgili sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu iddia ederek, 4.750,00 TL’nin her bir kredinin bankadan çekilme tarihinden itibaren faizi ile iadesini talep ve dava etmiş, ıslahla talep sonucunu 8.796,40 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, kredinin ticari nitelikte olduğunu, müvekkilinin ücret alma hakkı olduğunu, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka şubelerinden 12/07/2013 tarihinde 82.300,00 TL tutarlı taksitli kredi kullandığı, 500,00 TL masraf alındığı, 31/07/2013 tarihinde 101.600,00 TL tutarlı kredi kullandığı, 1.008,00 TL masraf alındığı, 20/03/2014 tarihinde 91.500,00 TL tutarlı kredi kullandığı, 500,00 TL masraf alındığı, 17/06/2014 tarihinde 102.500,00 TL tutarlı kredi kullandığı, 1.012,00 TL masraf alındığı, 12/04/2015 tarihinde 100.000,00 TL tutarlı kredi kullandığı, 1.816,50 TL masraf alındığı, kredinin dayanağı olan sözleşmelerde bankanın her türlü komisyon, ücret ve masraf talep hakkının düzenlendiği, ancak miktar ve oranlarının açıkça belirtilmediği, sözleşmelerin tip sözleşmeler olup söz konusu maddelerin genel işlem şartı niteliğinde olduğu, bu maddelere dayalı tahsilat yapılmasının sözleşmeye ve 6098 sayılı TBK’ya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.836,50 TL’nin davalıdan tahsiline, bu tutarın 4.750,00 TL’sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle masraf adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen 12.04.2005 tarihli kredi sözleşmesinde davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla masraf alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, komisyon vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin sebebi, kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi; bu tarihten sonra 6098 sayılı TBK döneminde kullandırılan kredilerle ve yapılan tahsilatlarla ilgili bütün sözleşmeler ve varsa ekleri getirtilip TBK 24 vd. maddeleri gereğince inceleme yapılması gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.